Remzi Temiroglu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Remzi Temiroglu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14/08/2012

AKLINA GELEN İLK KİŞİ

Birini sevmemeye çalışmaktır aşk.memeye çalışmaktır aşk. 
İlk elini tuttuğunda, heyecandan ne yapacağını bilememektir. 
Heyecanlanmak tır, heyecanını durduramamaktır. 
Gece yatakta tavana bakarak saatlerce düşünebilmektir.
Öpüşmek için utanmak, bir zaman sonra ise dudaklarına alışabilmektir.
Dudaklarının tadına alışabilmek. 
Biraz daha aşık olmak için, biraz daha müzik dinlemektir.
Biraz daha öpmektir,biraz daha sarılmak, “hadi biraz daha” demektir. 
Onun gittiği yerlere koşa koşa giderken, bir zaman sonra gitmemektir.
Ama gizliden gizliye takip etmektir; aşk.
Bazı şeyleri sürekli düşünüp, kendine yedirememek tir aşk.
Yalan söylemektir aşk, kaybetmemek için büyük büyük yalanlar söylemektir.
Tabii ki de çoktan unuttum” cümlesinin ta kendisidir; aşk.
Sırf hayatında biraz daha kalmasını istediğin için arkadaşça davranmaya çalışmaktır.
Arkadaş olamamaktır, aşk.
Kıskandırmaya çalışmaktır, kıskanmaya çalışmaktır, kıskanmamaya çalışmaktır.
Gülerek dinlediğin şarkıların gerçek anlamlarını, yalnızken anlayabilmektir.
Onunla gittiğin yerleri hatırlamaktır aşk.
Hatırlamak istememektir ama hatırlamaktır
İnatla hatırlamaktır aşk.
Ama şayet o hatırladığın mekanda olursan, hatırladığın şeylerin lafını bile etmemektir. 
Bilerek hata yapmaktır, bilerek yanlış yapmak. 
Konuşmamaktır aşk, susmaktır.
Aşk böyle bi’ şeydir işte. 
Kendini kandırmaktır, kendine yalan söylemektir, yalan söylemek istememek ama zorunda kalmaktır. Herkesin ortasında öpüştüğün birine hissettiklerini bir zaman sonra saklamaktır.
Kendinden saklanmaktır.
Artık sadece kendinle konuşmaktır aşk, kendi kendine anlatmaktır.
Buraya yazmaktır aşk.
Etrafında az kişinin kalmasıdır.
Artık üzülmemektir, ağlayamamaktır. Artık ü-zü-le-me-mektir, aşk.
Gözlerinin dolamamasıdır.

Ağlamak isterdim ama ağlayamıyorum nedense” cümlesidir. İçinden geçen cümlelerin başka, yazmaya çalıştıklarının başka, konuştuklarının başka olmasıdır. Bunu bana yazdıran kişidir belki de aşk, belki de bunu okuduğunda aklına gelen ilk kişidir.




                                                                       ARDA EREL

12/08/2012

AKLINA GELMEK



Çok şey olacağını sandığım ama hiçbir şey olmayacağını bildiğim halde, aklına gelmek istiyorum. Bir şarkının sözünde hatırladığında olabilir. Bir yazıdan çok sıkılıp, bitiremediğin bir anda da. Bilmem ki, bir arkadaşının hakkımda bahsetmesi. Bir televizyon programı. Ama gelmeliyim işte, bilmem ki, anlatabiliyor muyum? Anlamıyorsundur. Çünkü insan beyninde yaşatır, beyninde öldürür. Beyninde öldürdüğün şeyleri, bilinçaltında da öldürürsün. Ne kadar derinlere hapsedersen, kazıması ne kadar uzun sürerse, yerinden çıkartmak da o kadar zor olur. Şimdi anlıyor musun? Gelmeliyim çünkü, bütün gün “nerdedir” diye düşündüğün birinin seni düşünmediğini düşünmek, bazen çok zor. Bazen çok imkansız. Bazen “olmaz artık” gibi gelse de, bazen kocaman umutlarla kurduğun; “kesin geliyordur” cümlesi gibi. Bittiğine kesin gözle bakarak inandığın bir şeyi yeniden başlatmak, imkansız gözükebilir. Çok zor olabilir. Hatta istediğim hiç olmayabilir. Ama, birinin aklına geldiğini bilmek, bunu bilerek “Yine de”yle başlayan cümleler kurarak mutlu olmak, inan bir insanı çok mutlu eder. Öyle mutlu eder ki, bunları düşündürmek, bunları yazmak zorunda bıraktırtmaz. 
Bu yüzden aklına gelmek istiyorum. Bu yüzden, aklına geliyorsam; artık hiç çıkmamak istiyorum.

                                              ARDA EREL