nerdesin müge abla etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
nerdesin müge abla etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19/12/2010

Çok garip bir hikaye dime ?



SEvgili duyarlı izleyiciler , güzel insanlar merhaba.
Bir önce ki ''yarım kalan bir aşk hikayesi''adlı yazıda başından geçen hikayeyi sizlerle paylaşan,Misafir yazarımız, değerli dostum Şekeral'a göstermiş olduğunuz ilgiden dolayı teşekkür ederim.Sizler gibi ilgili hikayeyi ilk okuduğumda aynı tepkileri bende verdim.Sekeral'ın  hevesimizi kursağımızda bıraktığı konusunda hem fikiriz! Hikaye bu mudur! Bu kadarcık mı ? diye ısrarla sordum  kendisine. Her sorduğumda da utanmadan sıkılmadan aynı cevabı verdi :) Beni alet ettiği bu hikayenin sonunu dinlemek ilk başta bana da bir türlü kısmet olmamıştı.Duyarlı izleyicilerimin masum duygularıyla neden oynuyorsun diye şakalaştık kendisiyle derken. Bahsi mevzu olan hikayenin esas kahramanı, hikayede ismi ''sarışın'' diye geçen bayan arkadaştan aldığımız mailler sonucunda,  Kendisine söz hakkı doğduğu  ve yoğun bir ilgi olduğu için hikayenin devamını da getirmeye karar aldık.

         Şekeral'a bugün aynı mekanda sordum '' Bu hikaye'nin devamı için bayan arkadaş böyle diyor. Hikayeni  bitir de önümüze bakalım. İnsanlarda bir daha yarım kalan bir aşk görmesin , dediysem de. Nuh dedi peygamber demedi. Mızmızlanan çoçuk edasıyla şöyle bir omuzlarını silkerek ; banane bananee dedi durdu. Hayda güler misin ,ağlar mısın? anlamadım ki !  Biraz ısrar ettim felan derken. Bu kezde demez mi ? Ben baskı altında yazamam,  misafir yazarlıktan çok kısa bir süre istifa ediyorum dedi !  İstifasını askıya aldık şimdilik. Yazının sonunu kendi kaleminden okumak istedik ama o her defasında aynı olumsuz cevabı verdi!        İşte bu nokta da hikayenin  esas kızından mailler geldi.  Kendisine söz hakkı doğduğu için bu mailleri olduğu gibi yayınlayacağıma dair söz verdim kendisine.Kusura bakma Şekeral !
 Ne güzel hafta sonu için güzel bir yazı yayınlıycaktım , nerden çıktı bu şimdi diye söylene söylene hikayeyi sizlerinde izniyle gelen maille istinaden sonlandırıyorum.
Gelen mail aynen şöyleydi :)))  :
Geçen günkü hikaye tadında yazılmış olan bir önceki yazınızı okudum.Arkadaşlarım vasıtasıyla bu olaydan haberdar oldum. Evet hikaye de ismi ''sarışın kız'' olarak geçen ilgili kişi benim. Bir kere ismim sarışın değil , Müjgan! Uzatmadan durumu bir de ben izah edeyim; Hikayeyi okuyunca sinir krizlerine girdim çünkü. Madem bir şey anlatcan sonunu getir dime ? alalaaa böyle bişey de görmedim ömrü hayatımda. Neyse ben şimdi açıklim durumu da kapansın bu mesele.Beni çok baydı biline. Neyse olay şöle oldu , çok sıkıldığım zamanlarda yazılmıştım arkadaşın dediği o kursa.Adını sonradan öğrendim o arkadaşın da . Şekercimiydi,Şekeralmıydı , neyse öyle tatlı bi ismi vardı, ama kendisinden hiç elektrik  almadım oda ayrı bir konu.
          Çok eğleneceğimi , kafa dağıtacağımı düşünerek gittiğim kursta. Hiç de beklemediğim manzaralarla karşılaştım. Beni verdikleri sınıftaki insanlar çok pasif, çok soğuk insanlardı. İnek desen inek değil , dersi kaynatan, eğlenen tipler desen onlardan da değil acayip bir sıkıcı hava vardı içeride. Sınıf ortamında olmayacak yeni bir tür doğmuştu benim şansıma. Bu sınıfta garip ama garip, sessiz sakin, utangaç ama bana karşı çok ilgili olduunu hissetiğim bir çoçuk vardı.Onu  kursun bitmesine yakın fark ettim.
          Kursta  4 ay gibi bir süreyi kapsıyordu. Ben yine farketmezdim bu kadar garip birini lakin arkadaşlarım bana söyleyince anladım bana karşı ilgi duyduğunu. Çoçuk dersi bırakıp bana bakardı. Sanarsın ki dersin hocası benim. Bana bakarak örnekler verir. Gözlerini benden hiç almazdı. Bana karşı bir ilgisi vardı kesin ama cesareti yoktu. Böyle geçti koca zaman ama bu garip kişi bir kez bile yanıma gelip tanışma teşebüssünde bulunmadı. Ona karşı hiç bir şey hissetmiyordum ama onda ki garip ruh hali beni de bi garip yapmıştı.

            Bir gün arkadaşlarla kurs çıkışı yürüyoruz ağır ağır , bir baktık ki önümüzde bizim garip çoçuk. ders kitaplarını ellerine almış,ağzında bir sigara, kulağında mp3 player , dalgın dalgın yürüyor. Kızlar  '' aaa bak senin gariban, ayy garip çoçuk bak önümüzde '' bi selam verde mutlu olsun. Ne vercem kızım manyakmısınız siz dedim. O bir kere bana merhaba demedi ki diye sözlerini kestim. Neyse bizi fark ettiğini hissettik.
Birden suratı kızardı,duruşu değişti. Bir yandan göz ucuyla bize bakarken bir yandan da cep telefonunu cebinden çıkarmaya çalışıyordu. İşte o an cebinden büyükçe bir kağıt düşürdü.Yere düşen kağıtın farkına bile varmadan yoluna devam etti.  İşte o sırada bizim kızlar aaa bak cebinden bişey düştü , öenmli bir şeye benziyor gitsek de versek insanlık namına dedi. İyi dedim adımlarımı hızlandırarak yanına gidiyordum ki oda ne oda birden hızlandı. Allaaa dedim ne garip biri bu . Benden mi korku? Ürkek bir ceylan mı bu ? anlamadım ki! neden sonra köşeyi dönerken yetiştim hızına. Tam önümde durmuşken seslendim beni duymadı! Nasıl duysun ki !  kulağından bangır bangır sesler geliyor! Baktım olacak gibi değil ,  yavaşça vurarak omzuna dokundum. Hey bakar mısınız ? Bu kağıt sizden düştü , önemli bişey olsa gerek. Alın dedim. Sanki ben başka birşey demişim gibi heycanlanarak,suratına kendisi gibi garip bir gülümseme kondurdu.
 - Teş-teşekk-teşekkürler dedi, zorlanarak , sesinin titrediğini ,heycanı herhalinden belliydi! Belki bu kelimesinin ardından ,  başka şeyler söyler diye, gülümseyerek baktım suratıan heycanını yensin diye ama yok!  o marur garipligi ve gizemiyle döndü önüne ve birden koşmaya başladı ! Aman Allah'ım yok böyle bişey ne yapacağımı şaşırdım. Sanki ona kötü bir şey yapmışım gibi hissettim ve çok pişman oldum onun gibi bir insana iyilik yaptığım için...
İşte durum bundan ibaret değerli blog sahibi. Derhal hakkımda devamı gelecek asılsız hikayeye bir son verin diye size hikayeyi tüm gerçekliğiyle anlatmış bulunmaktayım. Son olarak söyleyin o Şekeral Efendiye'de bir daha böyle kendisi gibi garip, gizem süsü vererek insanları merakta bırakmasın. Söyleyeceklerim bu kadar yayınlarsanız sevinirim.
Hoşçakalın , Müjgan ...