alıntı bir hikaye etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
alıntı bir hikaye etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26/07/2012

ÜÇ SUALE ,TEK CEVAP


Bir grup felsefeci , gelerek '' Şems-i Tebriziye ''
Dediler: Birkaç sual sormaya geldik size.
O sırada tebrizi hazretleri ders için toplamıştı cümle talebeleri,

Ve elinde bir kerpiç bulunuyordu o ara,
Kerpiçle teyemmüm'ü öğretirdi onlara,
İşte bu sırada, geldi felsefeciler üç sual sormak için, müsade istediler.

1- Dediler ki : ? ALLAH vardır, görünemez diyorsun, görünmeyen şeye mi siz inanıyorsunuz?

2- Ateşten yaratıldı dersiniz şeytan için. Sonrada ''O'' ateşte yanacak diyorsunuz.
Bu iki sözünüzde yok mudur bir tenakuz?
Ateştense şeytanın halk edilişi, Öyleyse hiç yakar mı ateş ,başka ateşi ?

3- Ayrıca dersiniz ; İslamda kul hakkı var, Ahirette , hakkını alır alacaklılar, 
Halbuki bırakın insanları kendi hallerine,
Canları ne isterse, yapsınlar birbirine !


O vakit Hazreti Şems, o kerpiçi alarak , o kimsenin başına vurdu cevap olarak, daha onu dinlemeden şikayetçi olup  götürdüler kadının huzuruna.
Kadı dedi niye vurdun bu adamın başına. Tebriz-i der ki 3 sualine cevaptır amacım. Kadı sorar nedir işin aslı.
Şems anlatır bir bir :

1- Başına vurdum, göstersin o başının ağrı ve acısını ?
Lakin mümkün deiğil acıyı göstermek !

2- Şeytan ateş cinsinden zarar görmez dedi, ateşten yaratılanı neden atıyorsun ateşe yanmayacaksa?
Halbuki kendiside topraktan yaratıldı, öyleyse bu toprak bu kerpiçle niçin başı ağrıdı. insanda topraktan meydana elmedi mi?

3- Ve diyor ki ölünce, yoktur hesap ve mizan , Şu dünyada serbestçe yaşamalı her insan, Bırakın yapsın istediğini , karışmasın kimseye.
Maden ki istemiyorsun hak hukuka riayet, öyleyse bende özgürce yaptım bir hareket. o halde o  niçin beni, size etti şikayet ?



( Aşkın Son Nefesi kitabından alıntı bir hikayedir )

12/03/2010

AVUÇ İÇİ KADAR

 
Zamanın birinde iki tane kız kardeş varmış,ikisi de çok akıllılarmış. Etraflarındaki ve okuldaki tüm bilgi onlara yetmez olmuş. Bir gün anneleri onları dağdaki bilge bir adama götürmeye karar vermiş.

Kızlar, bilge adamla Bir süre çok mutlu olmu
şlar ama sonra sıkılmaya başlamışlar,

"Bilgenin bilemeyece
ği bir soru bulmamız lazım" diye düşünmüşler

Kızlardan biri bir gün" Buldum! " diye sevinmi
ş." İki elimin arasında bir kelebek koyacağım ve bilge adama soracağım " Avucumun içinde bir kelebek var. Canlı mı, ölü mü?

"Ölü" derse kelebe
ği bırakacağım. 

Canlı derse avucumu hafifçe bastıracağım.

Her ne derse desin cevabı bilemeyecek ve biraz sonra, kapalı tuttu
ğu ellerini bilgeye doğru uzatmış.

Ve sormu
ş:

"Avucumun içinde bir kelebek var: canlı mı, ölü mü?

Bilge adam

cevap vermeden önce uzun süre kızın gözlerine bakmı
ş, bakmış ve cevaplamış:

"Senin elinde kızım. 
Senin elinde ..." 
Canlı kalması da, ölü olması da senin elinde ...
                              
                             
                       
                 ( alıntı bir hikaye )