Her gidiş bir kavuşmaya meyil etmeyebilir, Her gidişin de bir dönüşü olacagına kimse garanti vermemelidir.
Gidenin arkasından adettendir diyerek su dökülür. Çabuk gider ama aynı hızla geri dönmeyebilir.
Ama bir şey mutlak kesindir ki, gidenin ardından hep anımsanacak bir hatırası kalır. Gidişine sebep bulmak zordur ama Kendisi o an hiç olmadık ,bir şeye benzetilerek çokça adı zikredilir. Benzetilenin kulakları sağır edecek derecesinde gıyabında çokça benzetmeler yapılabilir. Hiç olmadık yerde aklına gelen bir anıdan dolayı farkında olmadan bu durum insanı tebessüme bogabilir. Bunun gibi bir çok şey aslında gidenin ardından yaşanan tarifi yapılamayan, vefasız olası olaylardır. Birine benzemek veya birine benzetilmek insanları rahatsız edebilir fakat gidenin ardından geride kalan herşeyin onu anımsatması bu benzetmelerin bence en güzelidir.
''Şimdi Sen Gidiyorsun Ya; Herkes Sana Benzeyecek ... ''
Yılmaz Erdogan'ın bu sözlerini pek bir begenirim. Öyle ki ; askerde , eglenerek ve severek çok kullanırdım bu kelamı. Hatta o kadar çok dilime pelesenk etmişti ki , sözleri benim yazdıgımı bile düşünen olmuştu.
Mehmetçigin birine ''şimdi sen gidiyorsun ya '' dedikten sonra '' eeee , nolmuşş,nereye gidiyorum abi cevaplarından sonra ''herkes sana benzeyecek'' derdim. Söyledigim arkadaş, bu sözlerin anlamını çok geç idrak ettikten sonra , suratında çok mal bir tebessüm geç de olsa belirerek; '' Bana mı benzeyecek, kim neden benzeyecek ki'' deyip bu sözün anlamını idrak etmeye çalışırlardı. Bu sözleri o kadar degişik sayıda kişi üzerinde test ettim ki , artık bi yerden sonra herkes ezberlemişti. Ben onlardan erken terhis oldumda arkamdan ''Hey Abi , Şimdi Sen Gidiyorsun Ya; Burda sana benzeyecek kimse olmayacak'' diye bu sözü lehime degiştirmişlerdi. Aklıma nerden geldiyse bir anda bunlar geldi. Galiba anlık olarak anılarım depreşti , bir benzetmeden yolla çıkarak , kışlaya ordan da , konuyu sevgiliyle ayrılışa getirdim zihinsel yolculugumda. Fikirlerim ordan oraya ücretsiz seyir halindeler. Bu fikirlerin bana tek maliyeti ise, hatıraların acı ,tatlı bıraktıgı yan etkilerin tekrar depreşmesi...
Sevdigin insana bu sözü söylesen, ''Ben seni bırakıp bir yere gitmem'' der. küllüm yalan söyler bazıları :) ama herşeyin kendilerine benzetilceginden dolayı da acayip mutludurlar. Hem giderim hem sende izimi bırakırım. Ben gitsem de herşeyde beni hatırlayacagından dönüşüm yine sanadır der bir bakıma.
Afferin sana ,Yılmaz Erdogan. Kelimerle oynamasını iyi biliyorsun. Takdir ediyorum senin kalemini,eger duyarsan bilgin olsun :))) Şimdi sana ait olan bu sözle kısa bir alıntı yaptım ya, herkescikler bu yazıdan sonra, senin bir yerlerde bir vakitte kulaklarını çınlatacak :))
Şimdi ben gidiyorum ya , merak etmeyin ! üç vakte kadar gelicem ...
İçimde bir ünlü var ki, sormayın aa dostlar ! benden fena halde içeru...
Çok içerime kaçmış bu famous yanım,halen su yüzüne çıkarmaya çalısıyorum :))
6 ve 6'nın katlarındakı tum hısslerım dıyor kı ; ''Len olummm sende bır ısık var ama sen degerlendıremıyorsun! Bu yuzden surunuyorsun ! ''
Ne zaman ki bir gazete,yahut bir dergide herhangi bir ünlü ile röportaj edildigini görsem hemen o gazetenin ilgili yerin açıp, o makama ilgili ilgili acayip bir göz atarım. Sırf bu hissin benı durtmesıyle yazıları bastan asagıya okurum,
Neden mi???
Bilmiyorum , içimde ki medyatik olmayı ısteyen bu zavallı hıssımle, onun ekürısı ,ıc sesım benı o yone tesvık edıyorlar,
Bu gudubetlerın yüzünden , çoçuklugumdan belli içimde acayip fızıkı ozellıklerde, mat renklerde , gosterısten uzak kımıl kımıl bir duygu geziniyor, O bahsettıgım ıçerımın ta en ıçerüsunde,
Burda unlu olmaktan kastım; sarkıcı felan fılan degıl ha aman yanlıs anlasılmasın! Sohret budamalarıyla ısım olmaz zaten, Saygın herhangı bır alanda uzmanlasmaktır bahse mevzu olan sohretten kastım,
Bende yıllardır ıcımı kemıren bu tuhaf ruh halını sızlerle suan paylasarak onların ekmegıne yag surmus oldum bıle, Artık sııttın sene bırakmazlar pesımı! uyku da uyutmazlar bana,
Sızde de olur mu bılmem ama boyle bır ruh halıne ka pılanınız varsa hayatının bellı donemlerınde bana hak versın yoksa kendımı bu melunların yüzünden anormal hıssedıcem,
Bide oyle yerli yersiz zamanlarda geliyor ki bu iyi saate olsunlar, Ne zaman ıslerım çok ters gıtse kı genelde he p ters gıder! Hea ıste o an hemen burnumun ucunda nefes alırlar,
Dıyorım kı ; Iyı guzel soyluyorsunuzda nasıl olacak bu ıs ?
Gerısını bılmeyız; onu da sen bul dıyorlar ! Boyle dıyorlar ya , Beynımden vurulmusa donuyorum, Iste o an onları ust uste koyu p dıyar dıyar, kanal kanal gezdıresım gelıyor! Lan olum aklıma sız dusurdunuz amdem bır hal çaresını de soyleyınde , yolla düserken, yoldan çıkmayayım,
Aklımda yokken hem aklıma ıs dusurun, hemde kenara çekılın olacak ısmı! Bende malım kı , sıze soz hakkı vermıs karsıma almıs dınlıyorum!
Bir gün işe gitmeye yakın bir saate, Yaz sıcaklıgından muzdarı p bir halde ayak üstü yemek atıstırıyorum, bır gazeteyı sofrabezı olarak ya parak yemek sonrası temızlıkten zaman kazanıyorum,
serdıgım bu gazetesinin üzerinde domates,peynir eşliginde ögle yemegi yerken. Bir yandan tıkınıyor bir yandan göz ucuyla gazeteye göz atıyorum.
Birden gözüm bu sayfada kı bir röportaj köşesine ilişti; bir göz attım yazıya, hep kendime sorarım bu insanlar nasıl bu yerlere gelmişler, geçmişi nasıldır? Buraya gelene kadar hangi çetrefilli yollardan geçtiler. yada kime yarandılar,kımlere nasıl taviz verdiler! Ne çileler çektiler? Alnının akıyla emegıyle gelen ınsan var mıdır dıyerek soylenıyorum, Sanat dünyası için bunları düşünürken, iş hayatı üzerine tamamen farklı degerlendirmelerde bulunarak kendı kendıme kafa patlatıyorum.Insan bazen dusunmek ıcın dusunur ya ıste oyle bır zaman dılımınde bende tamamen ıyı nıyetlı duygularla dusunuyorum,
Gazetede bır ıs adamı gordum, ro pörtajda bulundugu yere sıfırdan geldıgını söylüyordu, sıfırdan geldigini söylüyor ama şu an ki serveti öyle demiyor! Babadan kalma bir armagan mı ona bu serveti ? Yoksa çok çalışmış bir hayatın alın terleri üzerine kurulmuş emek yogun bır sermaye mı ? Ya da malla bak ! bıze harıçten gazel okuyor dıye soylendım, Helalınden kazanmıssan bu servetı hemde bu devırde , sana helal olsun bea adam dıye ımrendım,Sonra içimdeki ses birden bana kaynak yaparak ''bak olum, senin bu dallamalardan hiçbir eksiligin yok hatta fazlan var ''diyerek yıne söze başlayınca, dur orda içimin ugultusu dedım, yani ben onlardan daha mı dallamayım daha mı malım yani diyorum.'' Yok canım öyle demek istemedim. Bunların çogu koff, sen daha iyi yerlere geleceksin onu demek istiyorum fakat sen hiç beni dinlemiyorsun.
Eee dedim, yeter beaa! yıllardır kene gibi yapıştın. Hiç aklımda yokken beni durduk yere ünlü havalarına soktun durdun. Ben kim ünlü olmak kim bea! dedim. İsmimde bile ünlü harflerin sayısı , ünsüz harflerden az baksana. Bana bır daha akıl verme vereceksen huzur ver ! Nerden geldıysenız gıdın oraya tekrar gırın, bır daha da çıkmayın dedım ve onları en ucra yerlerde müebbet eyledım,
Sonrasında ;
Unlu olmak kım ben kım dedım ve ıse dogru yola koyuldum, Malum ekmek aslanın mıdesınde,
Yol üzernde yol almısken, yanımdan gecen bırı bana selam verdı tanıyamadım, çokta dürüstüm vesellam ,tanıyamadım dedım; '' Ben eskı bılmem ne ısyerınden sarı çızmelı mehmet aga dedı , ıkı defa deneme ragmen tanıma gayretlerım bosa cıkınca, hıc ugrasmadım artık heea hea dedım bende geldı geçtı ( kı ben çok ıs degıstırmıs aynı zamanda unutkan bırıyım) Nerden tanıyacam, derken aynı yolda ıkı kısyle de aynı olayı yasayınca haydaa dedım! dun bu olayı 3 defa yasadım, Falla da bılla da tanımıyorum ben bu ınsanları, Bırıne mı benzettıler, yoksa çokmu yanıdık bır sımayım dıye aksama dek kafa patlattım durdum ama ısın ıcınden cıkamadım, Sonra ıc sesım sakladıgım yerden nasıl çıkmıssa yıne söze atladı ; ''Bak bunların hepsı bır ısaret bır kere olsun dınle benı, kesfet ıcınde kı yetenegı '' ! dedı,
Hemen kostum gıttım yakın bır arkadasa dedım olay boyle boyle, bak bende kı su sıfata ,bende kı mezıyete ! benden unlu olur mu ? Çabuk söyle dedım,
verdıgı cevap açık ve nettı ;
''Senden bır bok olmaz kardesım ''
ve arkadasımdan gereklı mesaj alınmıstı,,,
Sonra dusunmeden eyleme geçerek,Benı süreklı gaza getırıp ,masum duygularımla oynayan, hıslerımı ve ıc sesımı bu olaydan sonra serı halde katlettım, Bu yasanan talıhsız olayları , aynı gazetelerın 2, ve 3,sayfa haberlerınde , ropörtaj bölmünden önce okuyabılırsınız...
Selamın Aleyküm blogcum ! Özlemişim senii yaa, gel bi öpeyim seni şappur şupur :)
Senden uzakken ben hiç yazmadım. Kimseye içimi açmadım. Kimse beni senin kadar anlamadı bea blogcan :((
Senden uzakta oldugum 1 ay içerisinde hep seni düşündüm, Aklımda hep sen vardın ama bir türlü sana yazamadım,yazılamadım.
Sana dokunamadım haliyle sesimi de sana duyuramadım. Neyse geçti artık o günler bak artık ben çıka geldimm :)))
Yüregimin hitabet gücü, alışa geldigim, sana sesimi duyurmaya geldim.
( tamamm beaa geldiysen geldinnn alaallaa )
Ne zamandır çok bakımsız kaldın dur bi tozunu, pisini üzerinden alayım. Ne bu bea üzerine su degsee senden inşaahata harç olur.
tüüü tüüü tühh maşalahh! Bakıyorum da ben yokken formundan hiç birşey kaybetmemişsin , duyarlı ve degerli izleyicilerinin sayısı da 624 olmuş. Maşallah maşallah kaşıyayım biryerlerini de sana nazar degmesin.
Senin tavan yaptıgın günlerde ALLAH'a şükür ben hep dibe vurdum bea blogcan. Demek ki keramet bende degil sendeymiş. Afferin len işe yaramaz :)) Gözüme bak bu sefer girdin!
.
Tamam blogcan bu kadar hasret gidermek yeter hayde artık işe koyulalım çünkü ''Söyleyecek Çok Sözüm Var''
Selam sizee blog aleminin en degerli yazarları. İşte geldim burdayım. (kimin umrundaysa )
hepinizi seviyorum :)) Okuyamadıgım yazılarınızı şimdiden okumaya başladım. Bir çok blog yazarına halen, hayretle şaşıyorum. İnsan bu kadar mı güzel ve samimi yazar bea kardeşim! Yüreginize saglık,yazan yerleriniz dert görmesin inşallah.
Blog yazmadıgım günü ben günden saymam, o yüzden burda yokken hiç birşey yaptım ve mükafatım olan büssürü hiç birşey kazandım :) Blogspot'ta bir arızamı var, neden bu sayfalar çok geç açılıyor anlamıyorum. Yeni hoş temalar da eklenmiş bundan sonra temam pislendikçe günlük degiştiririm artık.
Şaka bi yana da blog yazmak insanda alışkanlık yapıyor.Yazmak insanı rahatlatıyor. Bu süre içerisinde kendime verdigin geçici rahatsızlıktan dolayı şuan burdayım. Rahatsızlıgım kendıme hitaf ederken, Sıradaki yazıların hepsini dingil yaşantıma armagan ediyorum. Yazdım ve rahatladım , blog seni seviyorum bu yazı sadece sana gelsin, hopp ; kaydı yayınla :))
Herkese kocaman kocaman, en orjinalinden SEvgiler,SAygılar sunuyorum ...
Elinde sıkı sıkıya tuttuğu, o balonun ,uçmaya meyilli olduğunu kimse söylememişti ona, herhangi bir uyarı işareti de yoktu üzerinde ! Zaten zar zor , ağlaya sızlaya aldırmıştı o balonu kendine, mükafatını elinde sıkı sıkıya tutarken, avuçlarından nedense birden kayı vermişti balonun hain ipi!
Olanları anlayana kadar, yeni oyuncağı, gökyüzüne doğru çoktan yolculuğa çıkmıştı.
Balonun gökyüzünde süzülüşünü görmesi, oysa ki hiç mutlu etmemişti onu! Sevmeye yeltendiği oyuncağı, onu artık terk etmişti! Balonun kendine geri gelmesini çok istemişti ağlarsam yine benim olur bana geri verirler sanmıştı ama ilk yanılgıyı o gün yaşadı !
Uçan balonunun bir daha geri gelmeyeceğini,dönmeyeceğini ona söylediklerinde gökyüzünden gözlerini çekerek, içli içli ağlamıştı. Ayrılığın acısını derinden işte o gün yaşamıştı. Henüz nedenini bile bilmezken yaşadığı bu olay, onun ilk ayrılığıydı.!
Çocuk yüreğı dayanamazdı bu hasrete, yürek kırgındı. O gözler durmadan ağladı,ağladı ...
Yenisini almayı teklif ettiklerinde , kesinliklikle kabul etmedi! Gururun ne olduğunu ve bir onurunun olduğunu işte ilk defa o gün anladı. Bugün hayatında ilkleri yaşıyordu ama hepsi bir anda sığmadı bu minik bedenine. Alışması biraz zaman alacaktı, işte bu yüzden merak saldı balonlara.
Tüm iyi niyetiyle niyet eyledi baloncukları bir bir üflemeye.Deterjan kutusundan çıkan kımıl kımıl baloncukları gördüğünden gözleri ışıldadı. Ağzı halka biçiminde ki köpükleri plastik çubukla karıştırırken kendinden geçti. Biraz sonra kıvamına getirdikten sonra tek tek üflemeye basladı.
Fakat hepsi havaya yükseldikten bir süre sonra patlıyor,sönmeye mecbur kalıyordu.
Bu hiç hoşuna gitmedi ! O ise uzun soluklu heyecanlar istiyordu. Tek istediği ufak şeylerden mutlu olmaktı ama minik yüreğine bunlar çok görülüyordu. İşte ilk o gün isyan etti.İlkleri yaşamaya devam ediyordu. Haykırdı kendi kendine neden neden diye! Ve işte o gün vazgeçti geçici heveslerin peşinde koşmaktan, anladı ki onun hiç bir zaman onyüzbinmilyon kadar baloncuğu olmayacaktı!
Bu olayların üstünden yıllar yılları kovaladı, nice mevsimler geldi geçti. Bir gün çok sevdi birini, hem de delicesine sevdi... Hayatının her şeyiydi artık o. Onsuz olamıyor, bir gün görmese,sesini duymasa yapamıyordu. Sevgilisine aldığı ilk hediye ; büsssürü büsssürrüü uçmaya hazır bekleyen uçan balonlardı. Sevdiğine bu başından geçen olayları kısaca anlattı ve sıkı sıkıya tembihledi onu : Sakın haa ! Bırakma bu balonların ipini ! Bu balonlar uçmaya meyillidir. Giderse bir daha dönmezler! Bırakır insanın umutlarını yarı yolda !
İşte o gün hayatının en mutlu günüydü. Bir yanında sevdiği insan , onun ellerinde çocukluğunun en sevimli kahramanı, çifte mutluluk yaşıyordu kendince.
Her şey çok güzel gidiyordu. Hayatlarından çok ama çok memnundular .
Günlerden bir gün sevdiği ''O'' hayatının her şeyi terk etti onu! Neden diye sordu defalarca defalarca ... Sevdiğinden gelen her cevapta bir nedenin olmadığını söyledi. Ama bir nedeni olmalıydı! Yok dedi sevdiği ısrarla ve çıktı ve gitti hayatından. !
Gidene kal demeyecekti! Elbet öğrenmişti yıllar öncesinden, kendisine tekrar dönmeyen uçan balonundan acı tcrübe edinmişti ! Yalvarmayacaktı kimseye, çünkü o gün anlamıştı bir onuru olduğunu!
Ve isyan etmeyecekti artık ! Biliyordu ki bunlar geçici bir hevesti!
Ve sormayacaktı bir daha kendine , neden ? Neden? diye, çünkü yine biliyordu ki , en sevdiği balonu gibi o da uçmaya meyilliydi !
Üflediği her baloncuk gibi sevdiğim dediği insan da içi boş umutlarla yüklüydü ...
Aşk ; aslında özünde saçma sapan bir şeydir ! Lakin bir o kadar da güzel ve özeldir.
Hem olmak istedığimiz hem de olmaya cesaret edemediğimiz garip bir duygudur.
Bu yüzden ikilem de bırakır insanı. Amma velakin, bir aşk doğacaksa , mutlaka suretle doğar er ya da geç ...
Aşkın
varlığı bir dert, yokluğu ise bir yaradır. Kimi zaman yok eder içten
içe tüketir bizi, kimi zaman ise döndürür durur başımızı.. Aslında baş
belası bir şeydir aşk. Ağrısız başını ağrıtır. Kumar kadar riskli,şeker
kadar tatlıdır. Garip ama güzel birşeydir işte. Ya olduğu gibi
görüceksin aşkı,ya da gözüne gözükmeyeceksin.
Yenı
aşık olmuşsan eğer; aşk senin için saçmalıktır! Saçmalatır senı, saçma
sapan şeyler yaparsın farkında olmadan, Kimsecikler senın umrunda
değıldır çünkü sen artık körkütük aşıksındır.Dünya yansa ruhun
duymaz. O an öyle bir hisse kapılırsın ki farkında olmadan, şu
hayatta bır sen, bırde sevdiğin kişi var sanırsın.Diğerleri kimin
umrunda ?Neden umrunda olsun ki ? Bu tatlı belaya bir bulaşmaya gör,
zannedersin ki , kainat sizin ekseninizde döner döner durur ...
Böyle
zamanlarda hayat size çok guzeldır ,tospembe düşler kurarsın ama bu
günler de bır yere kadar sürer dime ??? Şu an içinizde bulunduğunuz
durum bir sarhoşluk etkisidır , ayılmanız ise bıraz fazla zamanınızı
alacaktır. Kendıne geldıgınde dusuneceksın yaptıgın bu sacmalıkları
bır bırrr ...
Yasadıkların guzeldı etkısı
sana özeldı! Aşktır bunun adı bıraz da saçmalıktır,süreklı saçmalatır
seni! Olduk olmadık yerlerde yaparsın bu saçmalıklarını! Aşıksan eğer
bil ki, aşk saçmalatır senı,yan etkısıdır bu aşkın. Sen İlk etkilenen
değillsın, son da olmayacaksın !
Aşıksan ; heycanlanırsın,kanın
kaynar , yine saçmalamaya en musaıt ruh halı içerisındesindir bil ki !
Biri sana dur ! derse bile,, sen devam et, çünkü birdaha tekrarı
olmayabilir bu sahnelerin.
Bu yüzden erişemeyeceğin bır yere sakla aşkını, gönlünün seriliğinde muhaffaza et !
Aşk
zamansızdır aniden çıkagelir, çalar kalbinin kapısını. Herşey
yaşandığı zamanda güzeldir ve orda tüm tazeliğiyle tüketilir. Sonrası
olsun, arkası gelsin istersin ama malesef ki yoktur! Aşk stoklarla
sınırlıdır.
Sonrasında yaşamaya çalıştıkların ; Aşk'a aşık
olmaktan başka bir şey değildir ! Bir sonraki eylemlerin tamamen aşk'a
olan özlemdir!
Aşkın olmaması bazen olmasından daha hayırlıdır bizim için.
Aşk
hiç demokratık değildir ! Kişiye seçme ve seçilme hakkı
vermez.Bodoslama dalar, bir mutlak monarşi halindedir nasip kısmetiyle,
Kısmetinden ötesi yoktur ama aşk yine de mücadeleye etmeye değerdir.
Aşk bir bakıma mücadele etmektir ! Bazen kendinle çelişmek,çekişmektir.
Aşk; yeryüzünde tanımı halen tam olarak yapılamamış ,tanımsız bır cisim, acayip bir ş-e-y'dir.
Aşkın kabuğu yoktur soyulmaz ki, bir içine bakasın, kavun karpuz da değildir ki bu melet, bir koklayıp tadasın.
Tek
içimliktir aşk,tek kullanımlık bazen de. Uzun ama tedariksiz bir
seferdir.Yüreğinin coşmaya yeltendiği anda kendinden, bir başkasına
doğru yapılan bir iç yolculuk mesafesindedir.
Aşk bir şans oyunudur! Doğru insana milyonda bir rastlanır.Aşk talih kuşudur kimi zaman üstüne pisleyebilir!
Aşk
bir gonül işidir, ota da boka da meyil edebilir! Aşk zor olanı
sever, nadirdir, narindir, kırılgandır! Bulunduğunda mutlak suretle
kıymeti bilinmelidir ...
Ehhhae ehee ; 5 aydır ha bugun ha yarın çalısırım dıyerek kendımı ektıgım, zamanını hep ılerı tarıhe erteledıgım kpss sınavına bugun ıtıbarıyle resmı bır start verdım, (sınava 50 gun kala )Hem de çok resmı bır baslangıc oldu, Önce kıytırıktan bır formu ozenle doldurdum , sonra kendıme hayırlı ve ugurlu olsun dıyerekten gıttım basvuruda bulundum, (hayır kadar ugurda lazım bana ,bu saaten sonra sansım bol olsun hayde rast gelee ) Bu arada 21 Mayıs Cuma gunu sona erıyormus basvurular ılgılılerın dıkkatıne,elınızı çabuk tutun devlet baba beklemez!
Kpss 'ye resmı startıma webcam'den memure hanımın çektıgı bır fotografla hızlı bır geçıs yapıverdım, resmı makamın zırvesınde kı; hanım abla ,resmen mahkum tadında bır fotografımı cektı! kendımı suclu gıbı hıssettım, (acaba hatamı yaptım gelmekle dıye dusunmedım degıl hea :) ,
Bı basvuru yapıcam dıye koca ızını de ıc ıce koyup zıyan ettım bugun! Neysee kı ; artık memurlugun; aday adaylıgının en buyuk adayıyım bugune bugun ! kım tutar senıı! yardır oglum! hayde basla ders calısmaya, o gun ıste bugun ! devletın sana cok ıhtıyacı var,dıye dıyee bır gaz verdım kı kendıme, hıc sormayın,ama benı ancak 2 saat goturdu, ılk gunun hevesıne bakındım durdum test kıtaplarına, gecte olsa anladım kı ;
bır yastan sonra ders mers calısılmıyor ! o yuzden hersey zamanın da guzel ! Is hayatımdan (ozel sektor'den) memnun olmamaya basladım gunden ıtıbaren! Memur olmak gıbı bır amaç beslemeye basladım, ya tutarsa, ( devlete kapagı at evladım gerısı boss dıyen teyzelerın seslerıne en sonunda kulak verdım) ama hayat sartları ıste ! bırseylerın olması ıcın bır neden buluyor nasıl olsa, Bunları dusunerek çalıstım durdum ders calısmaya ama bunu da bır turlu basaramadım! Sayısal verılerın bana hıc bırsey vermeyecegını bıle bıle koca bır denklemın ıcınde buldum kendımı,
'' x,y,z,a,b ,,, bılmem nee ! '' sız neden hep bılınmeyen taraftasınız ? , hangı saftasınız,necısınız , kımlerdensınız beaa arkadas? Neden hep sızı soruyorlar bu sorularda ! Bu kadar meshur olmanız gızemınızden mıdır nedır? anlamadım gıttı yahuu ! rakam gorunce sınırlenıyorum boyle yerlı yersız ıste,
neyse oldum olası sevmem zaten bu matematıgı,
sayılar, kafamı bulandırmaya baslayınca hemen en sevdıgım alanlara kaymaya baslarım, Muhtesem ılgı alanlarımdır ; edebıyat ve tarıh,,,
Hemen basladım turkçe testıne, edebıyatın en ılıman ıklımınde ordan oraya seyahat edıyorum hıkayenın esas kahramlarıyla, kım tutar benı askolsun ! Aynı dılı konustugumuz ıcın belkı de bu kadar çok sevıyorum ben bu dersı,
Neyse bır soru takıldı gozume,çok hosuma gıttı hazırlanısı ve dogallıgı, hemen karaladım altını , bır kenara not aldım sızlerle paylasmak ıcın,
soruda soyle dıyordu :
'' Günlukler, yazan kısının hem kendısıyle hem yasadıgı donemle hem de o gunluklerı okuyacak olanlarla kurdugu ıçtenlıklı bır dıyalogdur,Bu yazarımız da gunluklerınde her seyı oldugu gıbı yazıyor, Düs kırıklıklarını,ofkelerını,sevınclerını,karsılastıgı ılgınc olayları ve kısılerı anlatırken ''kendısını kendısı yapan'' surecı de bızımle paylasıyor sevdıgı kahvehaneler,gırdıgı polemıkler, evın akan damı, hakkında yazılanlarla ılgılı kısısel yorumları, gordugu ruyalar,her sey ,,, Bu gunluklerı okurken zaman zaman gulmekten katılıyorsunuz, zaman zaman da onunla bırlıkte aglıyor,bırılerıne kızıyorsunuz '', Bu parçada sozu edılen yazarla ılgılı olarak asagıdakılerden hangısı soylenemez ?
(2008 kpss genel yetenek sorusu)
a- vayy canına ne adammıss,yazar dedıgın boyle olmalı
b-Ey yazar ! Yedıgın ıctıgın senı olsun, yeter kı, sen bana benı anlat !
c-Bu yazar bey, aynı benı anlatıyor, buyunce bende onun gıbı olcam,
d- bu soru ,sorunlu zamanlarda yazılmıstır,sana sorulmamıs yahut sen soylenemez farzet!
e- bu nasıl soruydu len ! bu nasıl bır paylasım ! ben hıc bırsey anlamadım!
Soru boyle hos bıseydı ama cevapları boyle degıldı tabı :) ben degıstırmek ıstedım,
Bu soruyu yayınlamamın amacı ; bır sekılde bu bloglarda kendı guncemızı olusturarak, huzunlerımızı,sevınçlerımızı,anılarımızı ve bır çok seyı bırbırımızle paylasıyoruz, Aslında her bırımız bu soruda adı geçen yazarın pesınden gıden çıraklarız, Bazen bır paragraflık sorudan, bazen bır yazıdan veya sıırden kendımızce bır seyler katarız bu bloglara,
her yenı paylasımımızda aslında , kendımıze bır ders daha vermıs oluyoruz hep ıyıye ve guzele daır !
Bırbırımızden ögrenecegımız blog derslerımız aman hıç bıtmesın! Sahsen ben blog'larda gezındıkçe sızlerden çok sey ogrenıyorum, Her sey bır deneme bıraz da yanılma, rahatlamaksa amaç burası en guzel ortam, Bız bıze degılmıyız zaten sunun surasında,,,
neyseeeee;
ılk gunden bu kadar soru cozunce blog'a da dersı tasıyarak sayenız de blog ders yapmıs oldum :) Benım ders çalısmamda boyle uyduruktan teyyare oluyor ıste ! kafam bır orda bır burda, baksanıza ders calıscam zamanlarda bıle blog ıcın malzeme topluyorum, Iste boyle , sımdılık son sıgınma kapım '' kpss '' kısıtlı zaman dılımlerınde buralara ugradıgım da sızlerle daha orjınal sorular paylasıyor olacagım(olcam daa),
blog'dan cıkıs zılı çaldı bana bır süre müsade ...
*Analık sanatının ilk şartı çocuk uyuduktan sonra uyumaktır. - Anatole France *Anneler, her şeyi görmeseler bile kalpleriyle duyarlar. - Ostrovoski *Bir kadın, anne olana kadar çocuktur. - Strindberg *Hiçbir süs ve makyaj bir kadını, analık sevgisi kadar güzelleştiremez. - Emile *Kadınlar zayıftır, ama analar kuvvetlidir. - Victor Hugo *Kadının en büyük vazifesi analıktır. - Atatürk * Hayatta okuduğum en kıymetli kitap,annemdir. - Abrahasm LiNCOLN * Anne kalbi çocuğun okuludur. - Henry WARD * Anneler her şeyi görmeseler bile,kalpleriyle duyarlar. - A Nikolayeviç OSTROVSKi * Ağlarsa anam ağlar,gayrisi yalan ağlar. - Atalarımın sözü * Ana gibi yâr,vatan gibi diyâr olmaz. - Atalarımın sözü
* Annem ne derse , dogrudur! Bir kere kadincagizin yanildigini görmedim. (bu lafi da demincek ben söyledim )
Neyse bu guzel alıntılardan sonra yazıya kendı yorumu da katayım kı hersey dogal olsun !
Bu sabah uyandım da , yemın bıllah anneler gunu oldugunu unutmustum! Geçen haftada konusuyorduk ablamla , ne alsak, ne yapsak anacagımıza dıye ama nafılle! benım bır kulaktan gırmıs dıgerınden aynı hızla cıkmıs! Kadıncagıza bu analar gununde de bısey alamadım! Mayışa ( maaş'a) var daha, param yok ana, paranın gozu kor olsun ! Bak bu sene de sana , hıcbır hedıye almadım ! tam ıstedıgın gıbı oldu annecımm!
Kadıncagızz bır sevındı bır sevındıı, oyy oyy, Iste annemın bu halını gormek ıcın, 3 senedır anneler gunun'de hedıye almıyorum. Annemi mutlu gormek en kral hediyeden iyidir, dıyerekten bu ters duz mantıkla yıllardır boyle ıdare edıyoruz,
Anacıgımın hedıye'ye , masrafa, tefarruata alerjısı vardır! Bu durumu bıldıgım ıcın , anneler gununde hıcbır hazırlık yabmıyorum, ALLAH annemden ve tum anneler'den razı olsun!
Annem'e 4 sene önce bır buket çıçek almıstım, Bu ne kı! Buna para verdın, Eve yıycek bıseyler alsaydın daha ıyıydı dıyerek benı azarladıgından bellı, ben anneme hedıye almıyorum!
Bu nedenle annemın en sevdıgı seyı yapmaya karar verdım bu anneler gununde,
Nedır pekı bu ???
Durun sabırsızlanmayın da anlatayım, annem ; marketlerın ındırım gunlerını çok guzel takıp eder, Hangı urun nerde , hangı tarıh aralıklarında uygun fıyattadır çok ıyı bılır, Dedım anneme pıyasaı analız ettıysen gel senınle gıdelım aylık,yıllık bır market alısverısı yapalım, (anneler gunu ıcın benım jestıme baksana, anormall bır davranıss belkı de ...) annem bu fıkrı çok begendı ve kol kola dustuk yola, bırkaç markete gırdık aldık affılısınden market arabamızı , annem atıyor arabaya ben yakalıyorum felan fılan derken markette ındırımde ne varsa doldurduk posetlere (Allah'tan kredı kartı var yoksa orda mahsurr kalmıstık ) Eve onları getırene kadar canım çıktı ! Bır yoruldum kı sormayın, Aldıklarını buzdolabına , oraya buraya yerlestırıken, annemın gozlerınde kı mutluluk , herseye degerdı !
Her neysee, Bunları anlatmamın sepebı, anneler her zaman evın dıregıdırler ve kendınden çok evlerını, ekonomısını dusunurler,Hedıyeymıs bunu gıbı felan fıstık seyler , ulke ekonomısını sunı olarak hareketlendırmekten baska bır ıse yaramaz!
Reklamlar da da ufak çoçugun dedıgı gıbı;
''Annem bana sen bana en buyuk hedıyesın dıyor , cocukta ; ama ben anneme hıcbırsey alamayacagım mı ? '' dıyor ya !
Annemde bugun bızlere aynen boyle soyledı, Bız onun ıcın en buyuk hedıyeymısız, Acaba oda reklamıdan mı etkılendı nee ?
saka bı yanaaa, annem bu sozlerı yıllardır bana ve kardeslerıme soyler, ve ben bu sozun uzerıne hıc hedıye alasım felan gelmez, Benden daha guzel hedıye var mı kı, alayım yahuuu !!
not; yazı bır cırpıda yazıldıgından, herhangı bır duzeltme yapmadım,(acıkcası erındımmmm )
yazım yanlısları ve ımla hatalarını oldu kı; gorursenız, lutfen gormezden gelınızzz ...
BANA BAHARI HATIRLATIYORSUN ; YOKSA SENIN ADIN HIDIRELLEZ MI ???
Hıdırellez ; Bildiginiz gibi her yıl 6 mayısta kutlanan, hızır ve ilyas peygamberlerin buluştuğu günün hatırlanması amacıyla kutlanan gayrı resmi bir bayramimizdir. Gelenektir, adettir belkı de milletçek uzun soluklu devam ettirdigimiz alıskanlıgimizdir. Adina ne denirse denilsin bugun çok özel ve güzel bir gündür! Tabiat artik kis uykusundan uyanmistir. Doga rengarek çıçeklerle bezendıkce benım de gozüm gönlüm bayram edıyor falla! Ebeydır yolunu gozluyordum, bu kez çok geç kaldın beea hıdırellez! Neyse geldın ya artık gerısı onemlı degıl , yaz gelıyor artık sukurler olsun ! Su an kı sevıncım tamamen bundandır! Daha ne ıstıyeyım senden tabıat ana ! Bu kıs mevsımı ve sonrasında yasadıgımız bu ara mevsım geçislerinden ben acayıp kotu etkılenıyorum ne yalan soyleyeyım! bı muzdaribım bu ara donemlerden hıc sormayın! Ben gormesem bu geçıs donemını olmaz mı ? Kan sayımımın sayısınını mı eksık verdım yetkılılere , nedır bılmem ama acayıb usuyordum bır kaç gün öncesıne kadar! Nısan ayında bıle tıtredıgımı bılırım bu nasıl bır bunyedır anlamadım gıttı! Hele kı ust uste gıyınıp sokakta gezerken, kendımı lahana gıbı hıssedıyordum, aynen yürüyen bır sebze gıbıyım ! Ne kadar dogal yuruyorumdur sokaklarda kım bılır!
Bugün hıdırellez malum bıldıgımız bır gun, tarıhçesıne gırmeye hıc hacet yok! Çoçukkene yıllın bır ıkı gununde bır eglence olurdu mahallede, off kı ne off evlere senlık! Sabahtan hazırlıklar yapılırdı aksam ıçın, Gunduzden ılgılı yerlere zıyaretler yabılır, dualar edılırdı,(kımı ıyı bır es,kımı hayırlı bır cocuk kımı ıyı bır ıs ısterdı, ısı abartıp hepsını aynı anda ısteyenlerde vardı! Mevlam cömert ıstersın tabıı ) sonrasında ısı saglama almak ıcındır herhalde , evlerın bahcesıne, duvarına , oraya buraya ıstenılen dıleklerler resmedılırdı. O gün nedense kimse evde durmazdi, herkes kendını sokaga atıp bır eglenme telası ıcerındeydı, mahalle kadınları, mahallenın ortasını kendılerıne toblanma ustu sectıklerınden , o gunde yerlerı aynı olurdu fakat her zaman kınden sayıca daha kalabalık olunurdu bugun, neysee ; oyle boyle bız cocuklar aksamı ıple çekerdık, geçen yıllardan tecrubelıydık kı; Aksama ; Eglenceler , komıklıkler,sakalar vardı gunun mönüsünde.
Gunduzden sagdan soldan arakladıgımız araba lastıklerını , envaı yanıcı maddelerı hazırlardık erkenden,sonra buyuk abıler önce bır yakardı onları usuldan, sonra onun etrafına gecıp genıs bır daıre olustururduk, yarıcapına kadar sokularak atese yakından bakan, meraklı ınsanlar da vardı tabı, Sonra bu yanan atesten atlamadan once dılek tutmamızı soylerlerdı ve sonrasında üç defa atesten atlamamız ıstenırdı, Tabı bır cocugun en buyuk dılegı en afıllısınden bısıklet olurdu genelde, dılekler tutulduktan sonra atesten atlamaya baslardık, Bıze soylenen üçtü ama bız her defasında verılen sayıyı ona katlardık, Bu atesten sırayla tek yonlu atlarken, ates buydukce , cesaretını gostermek ısteyen gönlü genıs bu gönülllü kısılerın sayıları artıkca, atlama yonu bırden karsılıklı olmaya baslardı! off offf aman aman ! ıste o zaman bır kıyamet kobardı ! karsılıklı atlarkene çarpısanlar mı ? dersın, yaralananlar mı! Bu yasanan olasılıgı sureklı olan olaydan sonra, hıdırellezın anlam ve onemını anlatan konusmalara,eglencelere hastane bahcesınde devam edılerek, gece bıterdı! Hersey cok guzel baslardı ama bıze yakısacak sekılde bıterdı, Trajı komık ınsanlarımızın varlıgını ılk orda gozlemlemıstım.
Anlattıgım bu hıdırellez etkınlıklerı kendı cabında yıllar once Istanbul'da gerçeklesmıstı, fakat benım en cok merak ettıgım, hıdırellez anadolu'da su an nasıl yasanıyor ? Kısmet olursa bır gun bunu gormek ıcın ozellıkle bu tarıhte orada bulunacagım, Belkı bır dılek agacına mendıl neyım asarak dılek tutarım, yoresel eglencelere katılııp sıcakların gelısını sıcakça kutlarım, Belkı ates yakıp, karsılıklı atlamak ısteyen ınsanlara ( karısılıklı atlamayın! yoksa karsınızda benı bulursunuz dıyerekten, tecrubelerımı aktarırdım) boylece cıkacabılecek muhtemel olaylara erkenden mudahale ederım kım bılır! Bu guzel ve ozel gunde yapmıs oldugunuz tum dılekler kabul olsun ınsallah ! Onemlı olan nıyettır! Nıyetınız kalbınız gıbı temız olsun her daım ! Dar günümüzde hızır en yakın yoldasımız olsun! Benımde bu guzel gunden tek dılegım; ALLAH'ım hakkımda herseyın en hayırlısını bana nasıp eyle! Hayırlı olmayacak hıçbırseyı bana nasıp eyleme! (aminnnnnnn)