03/08/2010

NE ALAKASI VAR ?

 
Resimlerin Dili Olsa da Bir Konuşsa ... 

Bazen bır bırınden alakasız seyler dusunuruz ve bunları çogu zaman aynı anda yaparız,  ki ben hep böyle yaparim nedense, Iste asagıda gordugunuz resımler sadece bır anlıkdusuncemın mahsuludur,tercumesıdır  bılmem ki neyin nesıdır ?


Ve sözü resımlere bırakıyorum birazda onlar konuşsunlar...

             Savunmasiz bır bebek  gıbı hissediyorum kendimi, ıyı nıyetlı dusunceler beslıyorum herkese,çok  korkuyorum! Savunmasızım dedım ya; bu yüzden ürküyorum herseyden,  sefkatlı ellere ıhtıyacım var ,  her zaman sıkkı sıkıya sarsın benı ıstıyorum. Avuclarımda sıcaklıgını hıssetmek ;  guven duymak ıstıyorum , sadakatın  kokusunu ılıklerıme kadar hıssettıkten sonra , Tenım artık onun gıbı koksun ıstıyorum!
Kokusu sınsın ıstıyorum senın de üzerıne,  geldıgım yerın...
hep cennet kokayım ıstıyorum, anlıyor musun benı  ?



Zaman dursun ıstıyorum bazen, Hıç ama hıç akmasın!  Resım karesı gıbı kalsın, Kum saatım tozu dumana katmasın! Ya da benı geçmıse goturun hatalarımdan ders alıp geri geleyım ! Kırdıgım gönüllerı tamır edeyım, kendımle hesaplasip ,eski defterleri bir bir kapatayim!  sonra yıne\yeniden  akreple yelkovanın beklenilen kavusmalarına ,
ön siralardan alkıs tutarım...



Attıgım adım sayısı kadar , aldanmisligim var!
içımden bılınmeyen ıklımlere dogru goç edıyorum...


 

 Kendıme söyleyemeye cesaret edemedıgım cümlelerımı hep yalnızlıgımda kendıme ıtaf edıyorum. Ne ,öznesını ne yuklemını hatırlıyorum sonradan,belkıde bunlari kendıme fazla yük edıyorum! 


Galıba ben yalnızlıgı sevıyorum...
Sadece bir tutam, huzur arıyorum...




Çok karısigimm hemde çokk, kendımle  her çelışmemde yıne  kendı rekorumu kırıyorum.
Kararsizligim benden önce gıdıyor, gıdecegım yere, Çok yazik hemde  çokk ! Farkına varmadan, haksız rekabete gırıyorum gönül gözümle...




Bazen kendimi  çok aciz hissediyorum!
Karanliga küfür ettıkçe edesım gelıyor, Aydınlıgı sevmıyorum  kı bır mum yakayım,
Berdush , zavallı, bıçareyım bazen...





Umutsuz ınsan her zaman, heryerde, her yasta  mutsuz...






düsünüyorum, 
sadece düsünüyorum ...
Düsündükçe ınsan oldugumu hatırlıyorum,
insan gibi yasamam gerektigini animsiyorum,
düslüyorum ve hayal kuruyorum
ve bır daha dusüncemı sorgulayarak saglama yapıyorum.
Ne istedigimi artik biliyorum .s


 

Yalnızlıgımda, kalabalık ortamlarda aslında ben her yerde huzur ariyorum,
Mutluluga gıden yolu örenmek ıcın  çesıtlı yol tarıflerı alıyorum,önüme her gelene soruyorum,
Mutluluk nedır ?
Mutluluga nereden gıdılır ? En kestırme yolu nedır ?
Megerse uzaga gitmeye gerek yokmus!
Ceva p çok yakından geldı ...
 






Ne kalabalikta ara mutlulugu, ne tenhada !
Mutluluk nereye gıdersen gıt hep  senınle, Mühım olan onu  dogru yerde aramaktır,
ta ıçındedır , senın bakıs açındadır, o hayata baktıgın pencerenın sadeece aralıgıdır,
ısteyen yıne de asagıda kı tabelayı takıp edebılır ...










25/07/2010

Herkes Sana Benzeyecek ...


      Her gidiş bir kavuşmaya meyil etmeyebilir, Her gidişin de bir dönüşü olacagına kimse garanti vermemelidir.
Gidenin arkasından adettendir diyerek su dökülür. Çabuk gider ama aynı hızla geri dönmeyebilir.
Ama bir şey mutlak kesindir ki, gidenin ardından hep anımsanacak bir hatırası kalır. Gidişine sebep bulmak zordur ama Kendisi o an hiç olmadık ,bir şeye benzetilerek çokça adı zikredilir. Benzetilenin kulakları sağır edecek derecesinde gıyabında çokça benzetmeler yapılabilir. Hiç olmadık yerde aklına gelen bir anıdan dolayı farkında olmadan bu durum insanı tebessüme bogabilir. Bunun gibi bir çok şey aslında gidenin ardından yaşanan tarifi yapılamayan, vefasız olası olaylardır. Birine benzemek veya birine benzetilmek insanları  rahatsız edebilir fakat gidenin ardından geride kalan herşeyin onu anımsatması bu benzetmelerin bence en güzelidir.
''Şimdi Sen Gidiyorsun Ya; Herkes Sana Benzeyecek ... ''
 Yılmaz Erdogan'ın bu sözlerini pek bir begenirim. Öyle ki ; askerde , eglenerek ve severek çok kullanırdım bu kelamı. Hatta o kadar çok dilime pelesenk etmişti ki , sözleri benim yazdıgımı bile düşünen olmuştu.
Mehmetçigin birine ''şimdi sen gidiyorsun ya '' dedikten sonra  '' eeee , nolmuşş,nereye gidiyorum abi cevaplarından sonra ''herkes sana benzeyecek'' derdim. Söyledigim arkadaş, bu sözlerin anlamını çok geç idrak ettikten sonra , suratında çok mal bir tebessüm geç de olsa belirerek;  '' Bana mı benzeyecek, kim neden benzeyecek ki'' deyip bu sözün anlamını idrak etmeye çalışırlardı.  Bu sözleri o kadar degişik sayıda kişi üzerinde test ettim ki , artık bi yerden sonra herkes ezberlemişti.  Ben onlardan erken terhis oldumda arkamdan ''Hey Abi , Şimdi Sen Gidiyorsun Ya; Burda sana benzeyecek kimse olmayacak'' diye bu sözü lehime degiştirmişlerdi. Aklıma nerden geldiyse bir anda bunlar geldi. Galiba anlık olarak anılarım depreşti , bir benzetmeden yolla çıkarak , kışlaya ordan da , konuyu sevgiliyle ayrılışa getirdim zihinsel yolculugumda.  Fikirlerim ordan oraya ücretsiz seyir halindeler. Bu fikirlerin bana tek maliyeti ise, hatıraların acı ,tatlı bıraktıgı yan etkilerin tekrar depreşmesi...
Sevdigin insana bu  sözü söylesen, ''Ben seni bırakıp bir yere gitmem'' der. küllüm yalan söyler bazıları :)  ama herşeyin kendilerine benzetilceginden dolayı da acayip mutludurlar. Hem giderim hem sende izimi bırakırım. Ben gitsem de herşeyde beni hatırlayacagından dönüşüm yine sanadır der bir bakıma.
Afferin sana ,Yılmaz Erdogan. Kelimerle oynamasını iyi biliyorsun. Takdir ediyorum senin kalemini,eger duyarsan bilgin olsun :)))  Şimdi sana ait olan bu sözle kısa bir alıntı yaptım ya, herkescikler bu yazıdan sonra, senin bir yerlerde bir vakitte kulaklarını çınlatacak :))
Şimdi ben gidiyorum  ya , merak etmeyin !  üç vakte kadar gelicem ...



23/07/2010

YOOKK CANUUMM DAHA NELER !!!





  İçimde bir ünlü var ki, sormayın aa dostlar ! benden fena halde içeru...
Çok içerime kaçmış bu famous yanım,halen su yüzüne çıkarmaya çalısıyorum :))
6 ve 6'nın katlarındakı tum hısslerım dıyor kı ;  ''Len olummm sende bır ısık var ama sen  degerlendıremıyorsun! Bu yuzden surunuyorsun ! ''
   Ne zaman ki bir gazete,yahut bir dergide herhangi bir ünlü ile röportaj edildigini görsem hemen o gazetenin ilgili yerin açıp, o makama ilgili ilgili acayip bir  göz atarım. Sırf bu hissin benı durtmesıyle yazıları bastan asagıya okurum,
Neden mi???
Bilmiyorum , içimde ki medyatik olmayı ısteyen bu zavallı hıssımle, onun ekürısı ,ıc sesım benı o yone tesvık edıyorlar,
Bu gudubetlerın  yüzünden , çoçuklugumdan belli içimde acayip fızıkı ozellıklerde,  mat renklerde , gosterısten uzak  kımıl kımıl bir duygu geziniyor, O bahsettıgım ıçerımın ta en ıçerüsunde,
Burda unlu olmaktan kastım; sarkıcı felan fılan degıl ha aman yanlıs anlasılmasın! Sohret budamalarıyla ısım olmaz zaten, Saygın herhangı bır alanda uzmanlasmaktır bahse mevzu olan sohretten kastım,
Bende yıllardır ıcımı kemıren bu tuhaf ruh halını sızlerle suan paylasarak onların ekmegıne yag surmus oldum bıle, Artık sııttın sene bırakmazlar pesımı! uyku da uyutmazlar bana,
Sızde de olur mu bılmem ama boyle bır ruh halıne ka pılanınız varsa hayatının bellı donemlerınde bana hak versın yoksa kendımı bu melunların yüzünden anormal hıssedıcem,
Bide oyle yerli yersiz zamanlarda geliyor ki bu iyi saate olsunlar, Ne zaman ıslerım çok ters gıtse kı genelde he p ters gıder! Hea ıste o an hemen burnumun ucunda nefes alırlar,
Dıyorım kı ; Iyı guzel soyluyorsunuzda nasıl olacak bu ıs  ?   
Gerısını bılmeyız; onu da sen bul dıyorlar ! Boyle dıyorlar ya , Beynımden vurulmusa donuyorum,  Iste o an onları ust uste koyu p dıyar dıyar, kanal kanal gezdıresım gelıyor!  Lan olum aklıma sız dusurdunuz amdem bır hal çaresını de soyleyınde , yolla düserken, yoldan çıkmayayım,
Aklımda yokken hem aklıma ıs dusurun, hemde kenara çekılın olacak ısmı! Bende malım kı ,  sıze soz hakkı vermıs karsıma almıs dınlıyorum!
   Bir gün işe gitmeye yakın bir saate, Yaz sıcaklıgından muzdarı p bir  halde ayak üstü yemek atıstırıyorum, bır gazeteyı sofrabezı olarak ya parak yemek sonrası temızlıkten zaman kazanıyorum,
serdıgım bu  gazetesinin üzerinde domates,peynir eşliginde ögle yemegi yerken. Bir yandan tıkınıyor bir yandan göz ucuyla gazeteye göz atıyorum.
Birden gözüm bu sayfada kı bir röportaj köşesine ilişti; bir göz attım yazıya, hep kendime sorarım bu insanlar nasıl bu yerlere gelmişler, geçmişi nasıldır? Buraya gelene kadar hangi çetrefilli yollardan geçtiler. yada kime yarandılar,kımlere nasıl taviz verdiler! Ne çileler çektiler? Alnının akıyla emegıyle gelen ınsan var mıdır dıyerek soylenıyorum, Sanat dünyası için bunları düşünürken, iş hayatı üzerine tamamen farklı degerlendirmelerde bulunarak kendı kendıme kafa patlatıyorum.Insan bazen dusunmek ıcın dusunur ya ıste oyle bır zaman dılımınde bende tamamen ıyı nıyetlı duygularla dusunuyorum, 
Gazetede bır ıs adamı gordum, ro pörtajda bulundugu yere sıfırdan geldıgını söylüyordu, sıfırdan geldigini söylüyor ama şu an ki serveti öyle demiyor! Babadan kalma bir armagan mı ona bu serveti ? Yoksa çok çalışmış bir hayatın alın terleri üzerine kurulmuş emek yogun bır sermaye mı ?  Ya da   malla bak !  bıze harıçten gazel okuyor dıye soylendım, Helalınden kazanmıssan bu servetı hemde bu devırde , sana helal olsun bea adam dıye ımrendım,Sonra içimdeki ses birden bana kaynak yaparak ''bak olum, senin bu dallamalardan hiçbir eksiligin yok hatta fazlan var ''diyerek yıne söze başlayınca, dur orda içimin ugultusu dedım, yani ben onlardan daha mı dallamayım daha mı malım yani diyorum.'' Yok canım öyle demek istemedim. Bunların çogu koff, sen daha iyi yerlere geleceksin onu demek istiyorum fakat sen hiç beni dinlemiyorsun.
Eee dedim, yeter beaa! yıllardır kene gibi yapıştın. Hiç aklımda yokken beni durduk yere ünlü havalarına soktun durdun. Ben kim ünlü olmak kim bea! dedim. İsmimde bile ünlü harflerin sayısı , ünsüz harflerden az baksana. Bana bır daha akıl verme vereceksen huzur ver !  Nerden geldıysenız gıdın oraya tekrar gırın, bır daha da çıkmayın dedım ve onları en ucra yerlerde müebbet eyledım, 
Sonrasında ; 
Unlu olmak kım ben kım dedım ve ıse dogru yola koyuldum, Malum ekmek aslanın mıdesınde, 
Yol üzernde yol almısken, yanımdan gecen bırı bana selam verdı tanıyamadım, çokta dürüstüm vesellam ,tanıyamadım dedım; '' Ben eskı bılmem ne ısyerınden sarı çızmelı mehmet aga dedı , ıkı defa deneme ragmen  tanıma gayretlerım bosa cıkınca, hıc ugrasmadım  artık heea hea dedım bende geldı geçtı ( kı ben çok ıs degıstırmıs aynı zamanda unutkan bırıyım) Nerden tanıyacam, derken aynı yolda ıkı kısyle de aynı olayı yasayınca haydaa dedım! dun bu olayı 3 defa yasadım,  Falla da bılla da tanımıyorum ben bu ınsanları, Bırıne mı benzettıler, yoksa çokmu yanıdık bır sımayım dıye aksama dek kafa patlattım durdum ama ısın ıcınden cıkamadım, Sonra ıc sesım sakladıgım yerden nasıl çıkmıssa yıne söze atladı ; ''Bak bunların hepsı bır ısaret bır kere olsun dınle benı, kesfet ıcınde kı yetenegı '' ! dedı,
Hemen kostum  gıttım yakın bır arkadasa  dedım  olay boyle boyle, bak bende kı su sıfata ,bende kı  mezıyete !  benden unlu olur mu ? Çabuk söyle dedım, 
verdıgı cevap açık ve nettı ;
''Senden bır bok olmaz kardesım ''
ve arkadasımdan gereklı mesaj alınmıstı,,,
Sonra dusunmeden eyleme geçerek,Benı süreklı gaza getırıp ,masum duygularımla oynayan, hıslerımı ve ıc sesımı bu olaydan sonra serı halde katlettım,   Bu  yasanan talıhsız olayları ,  aynı gazetelerın 2, ve 3,sayfa haberlerınde , ropörtaj bölmünden önce okuyabılırsınız... 

20/07/2010

YAZIYORUM , YAZILIYORUM SANA

 
Selamın Aleyküm blogcum ! Özlemişim senii yaa, gel bi öpeyim seni şappur şupur  :)
 Senden uzakken ben hiç yazmadım. Kimseye içimi açmadım. Kimse beni senin kadar anlamadı bea blogcan :((
Senden uzakta oldugum 1 ay içerisinde hep seni düşündüm, Aklımda hep sen vardın ama bir türlü sana yazamadım,yazılamadım.
Sana dokunamadım haliyle sesimi de sana duyuramadım. Neyse geçti artık o günler bak artık ben çıka geldimm :)))
Yüregimin hitabet gücü, alışa geldigim,  sana sesimi duyurmaya geldim.
( tamamm beaa geldiysen geldinnn alaallaa )

 Ne zamandır çok bakımsız kaldın  dur bi tozunu, pisini üzerinden alayım. Ne bu bea üzerine su degsee senden  inşaahata harç olur.
tüüü tüüü tühh maşalahh! Bakıyorum da ben yokken formundan hiç birşey  kaybetmemişsin ,  duyarlı ve degerli izleyicilerinin sayısı da  624 olmuş. Maşallah maşallah kaşıyayım biryerlerini de sana nazar degmesin.
Senin tavan yaptıgın günlerde ALLAH'a şükür  ben hep dibe vurdum bea blogcan. Demek ki keramet bende degil sendeymiş. Afferin len işe yaramaz :)) Gözüme bak bu sefer girdin!
.
Tamam blogcan bu kadar hasret gidermek yeter hayde artık işe koyulalım çünkü ''Söyleyecek Çok Sözüm Var''

Selam sizee blog aleminin en degerli yazarları. İşte geldim burdayım. (kimin umrundaysa )
hepinizi seviyorum :)) Okuyamadıgım yazılarınızı şimdiden  okumaya başladım. Bir çok blog yazarına halen, hayretle şaşıyorum. İnsan bu kadar mı güzel ve samimi yazar bea kardeşim! Yüreginize saglık,yazan yerleriniz dert görmesin inşallah.

Blog yazmadıgım günü ben  günden saymam, o yüzden burda yokken hiç birşey yaptım ve mükafatım olan  büssürü hiç birşey  kazandım :) Blogspot'ta bir arızamı var, neden bu sayfalar çok geç açılıyor anlamıyorum. Yeni hoş temalar da eklenmiş bundan sonra temam pislendikçe günlük degiştiririm artık.
Şaka bi yana da blog yazmak insanda alışkanlık yapıyor.Yazmak insanı rahatlatıyor.  Bu süre içerisinde kendime verdigin geçici rahatsızlıktan dolayı şuan burdayım.  Rahatsızlıgım kendıme hitaf ederken, Sıradaki yazıların hepsini dingil yaşantıma armagan ediyorum. Yazdım ve rahatladım , blog seni seviyorum bu yazı sadece sana gelsin, hopp ; kaydı yayınla :))
Herkese kocaman kocaman, en orjinalinden SEvgiler,SAygılar sunuyorum ...



20/06/2010

Bebelere Balon



             Elinde sıkı sıkıya tuttuğu, o balonun ,uçmaya meyilli  olduğunu kimse söylememişti ona, herhangi bir uyarı işareti de yoktu üzerinde ! Zaten zar zor , ağlaya sızlaya aldırmıştı o balonu kendine, mükafatını elinde sıkı sıkıya tutarken, avuçlarından nedense birden kayı vermişti balonun hain ipi!
          Olanları anlayana kadar, yeni oyuncağı, gökyüzüne doğru çoktan yolculuğa çıkmıştı.
 Balonun gökyüzünde süzülüşünü görmesi, oysa ki hiç  mutlu etmemişti onu! Sevmeye yeltendiği oyuncağı, onu artık terk etmişti! Balonun kendine geri gelmesini çok istemişti  ağlarsam yine benim olur bana geri verirler sanmıştı ama ilk  yanılgıyı o gün yaşadı !

         Uçan balonunun bir daha geri  gelmeyeceğini,dönmeyeceğini  ona söylediklerinde gökyüzünden gözlerini çekerek, içli içli  ağlamıştı. Ayrılığın acısını derinden işte o gün yaşamıştı. Henüz nedenini bile bilmezken yaşadığı bu olay, onun ilk ayrılığıydı.!
Çocuk yüreğı dayanamazdı bu hasrete, yürek kırgındı.  O gözler durmadan ağladı,ağladı ...

Yenisini almayı teklif ettiklerinde , kesinliklikle kabul etmedi! Gururun ne olduğunu ve bir onurunun olduğunu işte ilk defa o gün anladı. Bugün hayatında ilkleri  yaşıyordu ama hepsi  bir anda sığmadı bu minik bedenine. Alışması biraz zaman alacaktı, işte bu yüzden merak saldı balonlara.

Tüm iyi niyetiyle niyet eyledi baloncukları bir bir üflemeye.Deterjan kutusundan çıkan kımıl kımıl baloncukları gördüğünden gözleri ışıldadı. Ağzı halka biçiminde ki köpükleri  plastik çubukla karıştırırken kendinden geçti. Biraz sonra  kıvamına getirdikten  sonra tek tek üflemeye basladı.
Fakat hepsi havaya yükseldikten bir süre sonra patlıyor,sönmeye mecbur kalıyordu.

 Bu hiç hoşuna gitmedi !  O ise uzun soluklu heyecanlar istiyordu. Tek istediği  ufak şeylerden mutlu olmaktı ama minik  yüreğine bunlar çok görülüyordu. İşte ilk o gün isyan etti.İlkleri yaşamaya devam ediyordu. Haykırdı kendi kendine neden neden diye! Ve işte o gün vazgeçti geçici heveslerin peşinde koşmaktan, anladı ki onun hiç bir zaman onyüzbinmilyon kadar baloncuğu olmayacaktı!

     Bu olayların üstünden yıllar yılları kovaladı, nice mevsimler geldi geçti. Bir gün çok sevdi birini, hem de delicesine sevdi... Hayatının her şeyiydi artık o. Onsuz olamıyor, bir gün görmese,sesini duymasa yapamıyordu. Sevgilisine aldığı ilk hediye ; büsssürü büsssürrüü uçmaya hazır bekleyen uçan balonlardı. Sevdiğine bu başından geçen olayları kısaca anlattı ve sıkı sıkıya tembihledi onu : Sakın haa ! Bırakma bu balonların ipini ! Bu balonlar uçmaya meyillidir. Giderse bir daha dönmezler! Bırakır insanın umutlarını yarı yolda !

İşte o gün hayatının en mutlu günüydü. Bir yanında sevdiği insan , onun ellerinde çocukluğunun en sevimli kahramanı, çifte mutluluk yaşıyordu kendince.
Her şey çok güzel gidiyordu. Hayatlarından çok ama çok memnundular .

           Günlerden bir gün sevdiği ''O'' hayatının her şeyi terk etti onu! Neden diye sordu defalarca defalarca ... Sevdiğinden  gelen her cevapta bir nedenin olmadığını söyledi. Ama bir nedeni olmalıydı! Yok dedi sevdiği ısrarla ve çıktı ve  gitti hayatından. !

Gidene kal demeyecekti! Elbet öğrenmişti yıllar öncesinden,  kendisine  tekrar dönmeyen uçan balonundan acı tcrübe edinmişti ! Yalvarmayacaktı kimseye, çünkü o gün anlamıştı bir onuru olduğunu!
Ve isyan etmeyecekti artık ! Biliyordu ki bunlar geçici bir hevesti!
Ve sormayacaktı bir daha kendine , neden ? Neden? diye, çünkü yine biliyordu ki , en sevdiği balonu gibi o da uçmaya meyilliydi !
Üflediği her  baloncuk gibi  sevdiğim dediği insan da  içi boş umutlarla yüklüydü ...



Yazan : Salih Yıldırım

06/06/2010

Aşk Saçmalıktır !



Aşk; saçmalıktır. Saçmalatır bizi .

Aşk  ; aslında özünde saçma sapan bir şeydir ! Lakin bir o kadar da güzel ve özeldir.
Hem olmak istedığimiz hem de olmaya cesaret edemediğimiz garip bir duygudur.
Bu yüzden ikilem de bırakır insanı. Amma velakin, bir aşk doğacaksa , mutlaka suretle doğar er ya da geç ...


Aşkın varlığı bir dert, yokluğu ise bir yaradır. Kimi zaman yok eder içten içe tüketir bizi, kimi zaman ise döndürür durur başımızı.. Aslında baş belası bir şeydir aşk. Ağrısız başını ağrıtır. Kumar kadar riskli,şeker kadar tatlıdır. Garip ama güzel birşeydir işte. Ya olduğu gibi görüceksin aşkı,ya da gözüne gözükmeyeceksin.


Yenı aşık olmuşsan eğer; aşk senin için saçmalıktır! Saçmalatır senı, saçma sapan şeyler yaparsın farkında olmadan, Kimsecikler senın umrunda değıldır çünkü sen artık körkütük aşıksındır.Dünya yansa ruhun duymaz. O an öyle bir hisse kapılırsın ki farkında olmadan, şu hayatta bır sen, bırde sevdiğin kişi var sanırsın.Diğerleri kimin umrunda ?Neden umrunda olsun ki ? Bu tatlı belaya bir bulaşmaya gör, zannedersin ki , kainat sizin ekseninizde döner döner durur ...
Böyle zamanlarda hayat size çok  guzeldır ,tospembe düşler kurarsın  ama bu günler de bır yere  kadar sürer dime ??? Şu an içinizde bulunduğunuz durum bir sarhoşluk etkisidır , ayılmanız ise bıraz fazla zamanınızı alacaktır.  Kendıne geldıgınde dusuneceksın yaptıgın  bu sacmalıkları bır bırrr ...


Yasadıkların guzeldı etkısı sana özeldı! Aşktır bunun adı bıraz  da saçmalıktır,süreklı saçmalatır seni! Olduk olmadık yerlerde yaparsın bu saçmalıklarını!  Aşıksan eğer bil ki, aşk saçmalatır senı,yan etkısıdır bu aşkın. Sen İlk etkilenen değillsın, son da olmayacaksın !
Aşıksan ; heycanlanırsın,kanın kaynar , yine saçmalamaya en musaıt ruh halı içerisındesindir bil ki ! Biri sana dur !  derse bile,, sen devam et, çünkü birdaha tekrarı olmayabilir bu sahnelerin.

Bu yüzden erişemeyeceğin bır yere sakla aşkını, gönlünün seriliğinde muhaffaza et !
Aşk zamansızdır aniden çıkagelir, çalar kalbinin kapısını. Herşey yaşandığı zamanda güzeldir ve orda  tüm tazeliğiyle tüketilir. Sonrası olsun, arkası gelsin  istersin ama malesef ki  yoktur! Aşk  stoklarla sınırlıdır.
Sonrasında yaşamaya çalıştıkların ;  Aşk'a aşık olmaktan başka bir şey değildir ! Bir sonraki eylemlerin tamamen  aşk'a olan özlemdir!

Aşkın olmaması bazen olmasından daha hayırlıdır bizim için.
Aşk hiç demokratık değildir ! Kişiye  seçme ve seçilme hakkı vermez.Bodoslama dalar, bir mutlak monarşi halindedir nasip kısmetiyle, Kısmetinden ötesi yoktur  ama aşk yine de mücadeleye etmeye  değerdir. Aşk bir bakıma mücadele etmektir ! Bazen kendinle çelişmek,çekişmektir.

Aşk; yeryüzünde tanımı halen tam olarak yapılamamış ,tanımsız bır cisim, acayip bir ş-e-y'dir.
Aşkın kabuğu yoktur soyulmaz ki, bir içine bakasın,  kavun karpuz da değildir ki bu melet, bir  koklayıp tadasın.
Tek içimliktir aşk,tek kullanımlık  bazen de.  Uzun ama tedariksiz  bir seferdir.Yüreğinin coşmaya yeltendiği anda kendinden, bir başkasına doğru yapılan bir iç yolculuk mesafesindedir.

Aşk bir şans oyunudur! Doğru insana milyonda bir rastlanır.Aşk talih kuşudur kimi zaman üstüne pisleyebilir!
Aşk bir  gonül işidir, ota da boka da meyil edebilir!  Aşk zor olanı sever, nadirdir, narindir, kırılgandır! Bulunduğunda mutlak suretle kıymeti bilinmelidir ...



Yazan :  Salih Yıldırım