20/06/2010

Bebelere Balon



             Elinde sıkı sıkıya tuttuğu, o balonun ,uçmaya meyilli  olduğunu kimse söylememişti ona, herhangi bir uyarı işareti de yoktu üzerinde ! Zaten zar zor , ağlaya sızlaya aldırmıştı o balonu kendine, mükafatını elinde sıkı sıkıya tutarken, avuçlarından nedense birden kayı vermişti balonun hain ipi!
          Olanları anlayana kadar, yeni oyuncağı, gökyüzüne doğru çoktan yolculuğa çıkmıştı.
 Balonun gökyüzünde süzülüşünü görmesi, oysa ki hiç  mutlu etmemişti onu! Sevmeye yeltendiği oyuncağı, onu artık terk etmişti! Balonun kendine geri gelmesini çok istemişti  ağlarsam yine benim olur bana geri verirler sanmıştı ama ilk  yanılgıyı o gün yaşadı !

         Uçan balonunun bir daha geri  gelmeyeceğini,dönmeyeceğini  ona söylediklerinde gökyüzünden gözlerini çekerek, içli içli  ağlamıştı. Ayrılığın acısını derinden işte o gün yaşamıştı. Henüz nedenini bile bilmezken yaşadığı bu olay, onun ilk ayrılığıydı.!
Çocuk yüreğı dayanamazdı bu hasrete, yürek kırgındı.  O gözler durmadan ağladı,ağladı ...

Yenisini almayı teklif ettiklerinde , kesinliklikle kabul etmedi! Gururun ne olduğunu ve bir onurunun olduğunu işte ilk defa o gün anladı. Bugün hayatında ilkleri  yaşıyordu ama hepsi  bir anda sığmadı bu minik bedenine. Alışması biraz zaman alacaktı, işte bu yüzden merak saldı balonlara.

Tüm iyi niyetiyle niyet eyledi baloncukları bir bir üflemeye.Deterjan kutusundan çıkan kımıl kımıl baloncukları gördüğünden gözleri ışıldadı. Ağzı halka biçiminde ki köpükleri  plastik çubukla karıştırırken kendinden geçti. Biraz sonra  kıvamına getirdikten  sonra tek tek üflemeye basladı.
Fakat hepsi havaya yükseldikten bir süre sonra patlıyor,sönmeye mecbur kalıyordu.

 Bu hiç hoşuna gitmedi !  O ise uzun soluklu heyecanlar istiyordu. Tek istediği  ufak şeylerden mutlu olmaktı ama minik  yüreğine bunlar çok görülüyordu. İşte ilk o gün isyan etti.İlkleri yaşamaya devam ediyordu. Haykırdı kendi kendine neden neden diye! Ve işte o gün vazgeçti geçici heveslerin peşinde koşmaktan, anladı ki onun hiç bir zaman onyüzbinmilyon kadar baloncuğu olmayacaktı!

     Bu olayların üstünden yıllar yılları kovaladı, nice mevsimler geldi geçti. Bir gün çok sevdi birini, hem de delicesine sevdi... Hayatının her şeyiydi artık o. Onsuz olamıyor, bir gün görmese,sesini duymasa yapamıyordu. Sevgilisine aldığı ilk hediye ; büsssürü büsssürrüü uçmaya hazır bekleyen uçan balonlardı. Sevdiğine bu başından geçen olayları kısaca anlattı ve sıkı sıkıya tembihledi onu : Sakın haa ! Bırakma bu balonların ipini ! Bu balonlar uçmaya meyillidir. Giderse bir daha dönmezler! Bırakır insanın umutlarını yarı yolda !

İşte o gün hayatının en mutlu günüydü. Bir yanında sevdiği insan , onun ellerinde çocukluğunun en sevimli kahramanı, çifte mutluluk yaşıyordu kendince.
Her şey çok güzel gidiyordu. Hayatlarından çok ama çok memnundular .

           Günlerden bir gün sevdiği ''O'' hayatının her şeyi terk etti onu! Neden diye sordu defalarca defalarca ... Sevdiğinden  gelen her cevapta bir nedenin olmadığını söyledi. Ama bir nedeni olmalıydı! Yok dedi sevdiği ısrarla ve çıktı ve  gitti hayatından. !

Gidene kal demeyecekti! Elbet öğrenmişti yıllar öncesinden,  kendisine  tekrar dönmeyen uçan balonundan acı tcrübe edinmişti ! Yalvarmayacaktı kimseye, çünkü o gün anlamıştı bir onuru olduğunu!
Ve isyan etmeyecekti artık ! Biliyordu ki bunlar geçici bir hevesti!
Ve sormayacaktı bir daha kendine , neden ? Neden? diye, çünkü yine biliyordu ki , en sevdiği balonu gibi o da uçmaya meyilliydi !
Üflediği her  baloncuk gibi  sevdiğim dediği insan da  içi boş umutlarla yüklüydü ...



Yazan : Salih Yıldırım

06/06/2010

Aşk Saçmalıktır !



Aşk; saçmalıktır. Saçmalatır bizi .

Aşk  ; aslında özünde saçma sapan bir şeydir ! Lakin bir o kadar da güzel ve özeldir.
Hem olmak istedığimiz hem de olmaya cesaret edemediğimiz garip bir duygudur.
Bu yüzden ikilem de bırakır insanı. Amma velakin, bir aşk doğacaksa , mutlaka suretle doğar er ya da geç ...


Aşkın varlığı bir dert, yokluğu ise bir yaradır. Kimi zaman yok eder içten içe tüketir bizi, kimi zaman ise döndürür durur başımızı.. Aslında baş belası bir şeydir aşk. Ağrısız başını ağrıtır. Kumar kadar riskli,şeker kadar tatlıdır. Garip ama güzel birşeydir işte. Ya olduğu gibi görüceksin aşkı,ya da gözüne gözükmeyeceksin.


Yenı aşık olmuşsan eğer; aşk senin için saçmalıktır! Saçmalatır senı, saçma sapan şeyler yaparsın farkında olmadan, Kimsecikler senın umrunda değıldır çünkü sen artık körkütük aşıksındır.Dünya yansa ruhun duymaz. O an öyle bir hisse kapılırsın ki farkında olmadan, şu hayatta bır sen, bırde sevdiğin kişi var sanırsın.Diğerleri kimin umrunda ?Neden umrunda olsun ki ? Bu tatlı belaya bir bulaşmaya gör, zannedersin ki , kainat sizin ekseninizde döner döner durur ...
Böyle zamanlarda hayat size çok  guzeldır ,tospembe düşler kurarsın  ama bu günler de bır yere  kadar sürer dime ??? Şu an içinizde bulunduğunuz durum bir sarhoşluk etkisidır , ayılmanız ise bıraz fazla zamanınızı alacaktır.  Kendıne geldıgınde dusuneceksın yaptıgın  bu sacmalıkları bır bırrr ...


Yasadıkların guzeldı etkısı sana özeldı! Aşktır bunun adı bıraz  da saçmalıktır,süreklı saçmalatır seni! Olduk olmadık yerlerde yaparsın bu saçmalıklarını!  Aşıksan eğer bil ki, aşk saçmalatır senı,yan etkısıdır bu aşkın. Sen İlk etkilenen değillsın, son da olmayacaksın !
Aşıksan ; heycanlanırsın,kanın kaynar , yine saçmalamaya en musaıt ruh halı içerisındesindir bil ki ! Biri sana dur !  derse bile,, sen devam et, çünkü birdaha tekrarı olmayabilir bu sahnelerin.

Bu yüzden erişemeyeceğin bır yere sakla aşkını, gönlünün seriliğinde muhaffaza et !
Aşk zamansızdır aniden çıkagelir, çalar kalbinin kapısını. Herşey yaşandığı zamanda güzeldir ve orda  tüm tazeliğiyle tüketilir. Sonrası olsun, arkası gelsin  istersin ama malesef ki  yoktur! Aşk  stoklarla sınırlıdır.
Sonrasında yaşamaya çalıştıkların ;  Aşk'a aşık olmaktan başka bir şey değildir ! Bir sonraki eylemlerin tamamen  aşk'a olan özlemdir!

Aşkın olmaması bazen olmasından daha hayırlıdır bizim için.
Aşk hiç demokratık değildir ! Kişiye  seçme ve seçilme hakkı vermez.Bodoslama dalar, bir mutlak monarşi halindedir nasip kısmetiyle, Kısmetinden ötesi yoktur  ama aşk yine de mücadeleye etmeye  değerdir. Aşk bir bakıma mücadele etmektir ! Bazen kendinle çelişmek,çekişmektir.

Aşk; yeryüzünde tanımı halen tam olarak yapılamamış ,tanımsız bır cisim, acayip bir ş-e-y'dir.
Aşkın kabuğu yoktur soyulmaz ki, bir içine bakasın,  kavun karpuz da değildir ki bu melet, bir  koklayıp tadasın.
Tek içimliktir aşk,tek kullanımlık  bazen de.  Uzun ama tedariksiz  bir seferdir.Yüreğinin coşmaya yeltendiği anda kendinden, bir başkasına doğru yapılan bir iç yolculuk mesafesindedir.

Aşk bir şans oyunudur! Doğru insana milyonda bir rastlanır.Aşk talih kuşudur kimi zaman üstüne pisleyebilir!
Aşk bir  gonül işidir, ota da boka da meyil edebilir!  Aşk zor olanı sever, nadirdir, narindir, kırılgandır! Bulunduğunda mutlak suretle kıymeti bilinmelidir ...



Yazan :  Salih Yıldırım 




20/05/2010

BLOG DERS


             Ehhhae ehee ;   5 aydır  ha bugun ha yarın çalısırım dıyerek kendımı ektıgım, zamanını hep ılerı tarıhe erteledıgım kpss sınavına bugun ıtıbarıyle resmı bır start verdım, (sınava 50 gun kala )Hem de çok resmı bır baslangıc oldu, Önce kıytırıktan bır formu ozenle doldurdum , sonra kendıme hayırlı ve ugurlu olsun dıyerekten gıttım basvuruda  bulundum, (hayır kadar ugurda lazım bana ,bu saaten sonra sansım bol olsun hayde rast gelee ) Bu arada 21 Mayıs Cuma gunu sona erıyormus basvurular ılgılılerın dıkkatıne,elınızı çabuk tutun devlet baba beklemez!

            Kpss 'ye resmı startıma webcam'den memure hanımın çektıgı bır fotografla hızlı bır geçıs yapıverdım,  resmı makamın zırvesınde kı;  hanım abla ,resmen  mahkum tadında bır fotografımı cektı! kendımı suclu gıbı hıssettım, (acaba hatamı yaptım gelmekle dıye dusunmedım degıl  hea :) ,
Bı basvuru yapıcam dıye koca ızını de ıc ıce koyup zıyan ettım bugun!  Neysee kı ; artık memurlugun; aday adaylıgının  en buyuk adayıyım bugune bugun ! kım tutar senıı! yardır oglum! hayde basla ders calısmaya, o gun ıste bugun !  devletın sana cok ıhtıyacı var,dıye  dıyee bır gaz verdım kı kendıme, hıc sormayın,ama benı ancak 2 saat goturdu, ılk gunun hevesıne bakındım durdum test kıtaplarına, gecte olsa anladım kı ;
bır yastan sonra ders mers calısılmıyor ! o yuzden hersey zamanın da guzel ! Is hayatımdan (ozel sektor'den) memnun olmamaya basladım gunden ıtıbaren! Memur olmak gıbı bır amaç beslemeye basladım, ya tutarsa, ( devlete kapagı at evladım gerısı boss dıyen teyzelerın seslerıne en sonunda kulak verdım) ama  hayat sartları ıste ! bırseylerın olması ıcın bır neden buluyor nasıl olsa, Bunları dusunerek çalıstım durdum ders calısmaya ama bunu da bır turlu basaramadım!  Sayısal verılerın bana hıc bırsey vermeyecegını bıle bıle koca bır denklemın ıcınde buldum kendımı,
'' x,y,z,a,b ,,, bılmem nee ! '' sız neden hep bılınmeyen taraftasınız ? , hangı saftasınız,necısınız , kımlerdensınız  beaa arkadas?  Neden hep sızı soruyorlar bu sorularda ! Bu kadar meshur olmanız gızemınızden mıdır nedır? anlamadım gıttı yahuu ! rakam gorunce sınırlenıyorum boyle yerlı yersız ıste,
neyse oldum olası sevmem zaten bu matematıgı,
sayılar,  kafamı bulandırmaya baslayınca hemen en sevdıgım alanlara kaymaya baslarım, Muhtesem ılgı  alanlarımdır ; edebıyat ve tarıh,,,
Hemen basladım turkçe testıne, edebıyatın en ılıman  ıklımınde ordan oraya seyahat edıyorum hıkayenın esas kahramlarıyla, kım tutar benı askolsun ! Aynı dılı konustugumuz ıcın belkı de bu kadar çok sevıyorum ben bu dersı,
Neyse bır soru takıldı gozume,çok hosuma gıttı hazırlanısı ve dogallıgı, hemen  karaladım altını , bır kenara  not aldım sızlerle paylasmak ıcın,
soruda soyle dıyordu :


'' Günlukler, yazan kısının hem kendısıyle hem yasadıgı donemle hem de o gunluklerı okuyacak olanlarla kurdugu ıçtenlıklı bır dıyalogdur,Bu yazarımız da gunluklerınde her seyı oldugu gıbı yazıyor, Düs kırıklıklarını,ofkelerını,sevınclerını,karsılastıgı ılgınc olayları ve kısılerı anlatırken ''kendısını kendısı yapan'' surecı  de bızımle paylasıyor sevdıgı kahvehaneler,gırdıgı polemıkler, evın akan damı,
hakkında yazılanlarla ılgılı kısısel yorumları, gordugu ruyalar,her sey ,,,
Bu gunluklerı okurken zaman zaman gulmekten katılıyorsunuz, zaman zaman da onunla bırlıkte aglıyor,bırılerıne kızıyorsunuz '',
 
Bu parçada sozu edılen yazarla ılgılı olarak asagıdakılerden hangısı soylenemez ?
(2008 kpss genel yetenek sorusu)

a- vayy canına ne adammıss,yazar dedıgın boyle olmalı
b-Ey yazar ! Yedıgın ıctıgın senı olsun, yeter kı,  sen bana benı anlat !
c-Bu yazar bey, aynı benı anlatıyor, buyunce bende onun gıbı olcam,
d- bu soru ,sorunlu zamanlarda yazılmıstır,sana sorulmamıs yahut sen soylenemez farzet!
e- bu  nasıl soruydu len ! bu nasıl bır paylasım ! ben hıc bırsey anlamadım!

          Soru boyle hos bıseydı  ama cevapları boyle degıldı tabı :) ben degıstırmek ıstedım,
Bu soruyu yayınlamamın amacı ;  bır sekılde bu bloglarda kendı guncemızı olusturarak, huzunlerımızı,sevınçlerımızı,anılarımızı ve bır çok seyı bırbırımızle paylasıyoruz, Aslında her bırımız  bu soruda adı geçen yazarın pesınden gıden çıraklarız,   Bazen bır paragraflık sorudan, bazen bır yazıdan veya sıırden kendımızce bır seyler katarız bu bloglara,
her yenı paylasımımızda aslında , kendımıze bır ders daha vermıs oluyoruz hep ıyıye ve guzele daır !
Bırbırımızden ögrenecegımız blog derslerımız aman hıç bıtmesın!  Sahsen ben blog'larda gezındıkçe sızlerden çok sey ogrenıyorum, Her sey bır deneme bıraz da yanılma, rahatlamaksa amaç burası en guzel ortam, Bız bıze degılmıyız zaten  sunun surasında,,,

neyseeeee;
 ılk gunden  bu kadar soru cozunce blog'a da dersı tasıyarak sayenız de blog ders yapmıs oldum :) Benım ders çalısmamda boyle uyduruktan teyyare oluyor ıste !  kafam bır orda bır burda, baksanıza ders calıscam zamanlarda bıle blog ıcın malzeme topluyorum, Iste boyle , sımdılık son sıgınma kapım '' kpss ''  kısıtlı zaman dılımlerınde buralara ugradıgım da sızlerle daha orjınal sorular paylasıyor olacagım(olcam daa),
blog'dan cıkıs  zılı çaldı bana bır süre müsade ...

13/05/2010

Bu Son Olsun !





Sen kimsin?
Bence kısaca sen ;
Alfabemde olmayansın,
Hayatımda eksikliği olmayan ama yeri de dolmayansın,
Yokluğu,varlığını aratmayansın,
İşin sonunu düşünmek için sonucunu bekleyensin,
son umudumu yitirmeme yardım ve yataklık edensin,

Sen hayatıma atılmış bir son dakika gölüsün,
Son bir yalancı tebessümsün ,
Son dakika haberleriyle yüreğime düşen ateşsin,
İzlemek istediğim filme bulamadım son biletsin,
Son dinlediğim şarkının, dilime dolanan en son nakaratısın,
Yazdığım cümlenin son noktasısın,
Hayatın ön sözünü öğretmeden, son sözünu söyleyensin,

Sonsuz hayallerimin en zayıf halkasısın,
Hakkında sual olunan ama hiçbir soruya cevap bulunamayansın,
En son verdiğim karar, yüreğimin son yaptırım gücüsün,
Nefes nefese peşinden koşup , bir türlü yetışemediğimsin,
Gözümden süzülen en son yaşsın,
Sonunu bile bile izlediğim filmin, en acıklı sahnesisin,
Sona bırakılmış ödevimsin,
Son dakika da çıkan işim ,gücüm, belki de güçsüzlüğümsün!
Sona eren bir filmin kaçırdığım alt yazısın,


Son şansım,
Şansızlığım !
En son çarem,
Trafıkte akmayan en son şeridimsin,
Son haykırışımsın,
Tutunacak son dalımsın,
Sonradan düşen jetonumsun,
En sona sakladığımsın,
Mecalim son takaatim,
Son nefesimsin ...

Mutlu sonla bitmeyen hikâyenin son kahramanısın,
Gönül değerimin, en düşük ayarısın,
Kelime dağarcığımın, en sonunda yer alansın,
Sonu gelmez düşüncelerimin,  en son görgü şahidisin,
Sonsuzluğa acılan gönül penceremin son aralığısın,


Aslında sen hiçbır şey olamayacak kadar önem arz eden,
Her şeyim olmayı da bir türlü hak etmeyen!
 Değer bilmezin tekisin!
Neyseee
Her neyse!
Sana söyleyecek son sözüm bu olsun...
Ve bu da bu son olsun !!!
Bu son olsun ...


 Misalih 

Salih Yıldırım

13.05.2010




09/05/2010

HEDIYE MI O DA NEE ?


ANA BAŞTA TAÇ İMİŞ,
HER DERDE  İLAÇ İMİŞ,
BİR EVLAT PİR OLSA DA,
ANAYA MUHTAÇ İMİŞ,    
( aynenn öyleee !!! )


*Cennet annelerin ayakları altındadır.  -  Hadis-i Şerif

*Analık sanatının ilk şartı çocuk uyuduktan sonra uyumaktır.  - Anatole France
*Anneler, her şeyi görmeseler bile kalpleriyle duyarlar.   -   Ostrovoski
*Bir kadın, anne olana kadar çocuktur.   -    Strindberg
*Hiçbir süs ve makyaj bir kadını, analık sevgisi kadar güzelleştiremez.   -   Emile
*Kadınlar zayıftır, ama analar kuvvetlidir.   -   Victor Hugo
*Kadının en büyük vazifesi analıktır.   -   Atatürk
* Hayatta okuduğum en kıymetli kitap,annemdir.    -   Abrahasm LiNCOLN
* Anne kalbi çocuğun okuludur.   -   Henry WARD
* Anneler her şeyi görmeseler bile,kalpleriyle duyarlar.   -   A Nikolayeviç OSTROVSKi
* Ağlarsa anam ağlar,gayrisi yalan ağlar.  - Atalarımın sözü
* Ana gibi yâr,vatan gibi diyâr olmaz.       - Atalarımın sözü

 * Annem ne derse , dogrudur!
    Bir kere kadincagizin yanildigini görmedim.    
         (bu lafi da demincek  ben söyledim )

Neyse bu guzel alıntılardan sonra yazıya kendı yorumu da katayım kı hersey  dogal olsun !
 Bu sabah uyandım da , yemın bıllah anneler gunu oldugunu unutmustum! Geçen haftada konusuyorduk ablamla ,  ne alsak, ne yapsak anacagımıza dıye ama nafılle! benım bır kulaktan gırmıs dıgerınden aynı hızla cıkmıs!  Kadıncagıza bu analar gununde de bısey alamadım! Mayışa ( maaş'a) var daha,  param yok ana, paranın gozu kor olsun !  Bak bu sene de sana , hıcbır hedıye almadım ! tam ıstedıgın gıbı oldu annecımm!
Kadıncagızz bır sevındı bır sevındıı,  oyy oyy,   Iste annemın bu halını gormek ıcın, 3 senedır anneler gunun'de hedıye almıyorum. Annemi mutlu gormek en kral hediyeden iyidir, dıyerekten bu ters duz mantıkla yıllardır boyle ıdare edıyoruz,
Anacıgımın hedıye'ye , masrafa, tefarruata alerjısı vardır! Bu durumu bıldıgım ıcın , anneler gununde hıcbır hazırlık yabmıyorum, ALLAH annemden ve tum anneler'den razı olsun!
Annem'e 4 sene önce bır buket çıçek almıstım, Bu ne kı! Buna para verdın, Eve yıycek bıseyler alsaydın daha ıyıydı dıyerek benı azarladıgından bellı, ben anneme hedıye almıyorum!
Bu nedenle  annemın en sevdıgı seyı yapmaya karar verdım bu anneler gununde,
Nedır pekı bu ???
Durun sabırsızlanmayın da anlatayım, annem ; marketlerın ındırım gunlerını çok guzel takıp eder, Hangı urun nerde , hangı tarıh aralıklarında uygun fıyattadır çok ıyı bılır, Dedım anneme pıyasaı analız ettıysen gel senınle gıdelım aylık,yıllık bır market alısverısı yapalım, (anneler gunu ıcın benım jestıme baksana, anormall bır davranıss belkı de  ...) annem bu fıkrı çok begendı ve kol kola dustuk yola, bırkaç markete gırdık aldık affılısınden market arabamızı , annem atıyor arabaya ben yakalıyorum felan fılan derken markette ındırımde ne varsa doldurduk posetlere (Allah'tan kredı kartı var yoksa orda mahsurr kalmıstık ) Eve onları getırene kadar canım çıktı ! Bır yoruldum kı sormayın, Aldıklarını  buzdolabına , oraya buraya yerlestırıken, annemın gozlerınde kı mutluluk , herseye degerdı !
 Her neysee, Bunları anlatmamın sepebı, anneler her zaman evın dıregıdırler ve kendınden çok evlerını, ekonomısını dusunurler,Hedıyeymıs  bunu gıbı felan fıstık seyler , ulke ekonomısını sunı olarak hareketlendırmekten baska bır ıse yaramaz!
Reklamlar da da ufak çoçugun dedıgı gıbı;
''Annem bana sen bana en buyuk hedıyesın dıyor ,  cocukta ; ama ben anneme hıcbırsey alamayacagım mı ? '' dıyor ya !
Annemde bugun bızlere aynen boyle soyledı,  Bız onun ıcın en buyuk hedıyeymısız, Acaba oda reklamıdan mı etkılendı nee ?
saka bı yanaaa, annem bu sozlerı yıllardır bana ve kardeslerıme soyler, ve ben bu sozun uzerıne hıc hedıye alasım felan gelmez, Benden daha guzel hedıye var mı kı, alayım  yahuuu !!

not; yazı bır cırpıda yazıldıgından, herhangı bır duzeltme yapmadım,(acıkcası erındımmmm )
yazım yanlısları ve ımla hatalarını oldu kı; gorursenız, lutfen gormezden gelınızzz ...

TUM ANNELERIN, ANNELER GUNU KUTLU OLSUN !

06/05/2010

BANA BAHARI HATIRLATIYORSUN !

BANA BAHARI HATIRLATIYORSUN ;
YOKSA SENIN ADIN HIDIRELLEZ MI ???




Hıdırellez ; Bildiginiz gibi her yıl 6 mayısta kutlanan, hızır ve ilyas peygamberlerin buluştuğu günün hatırlanması amacıyla kutlanan gayrı resmi bir bayramimizdir. Gelenektir, adettir belkı de milletçek uzun soluklu devam ettirdigimiz alıskanlıgimizdir. Adina ne denirse denilsin bugun çok özel ve güzel bir gündür! Tabiat artik kis uykusundan uyanmistir. Doga rengarek çıçeklerle bezendıkce benım de gozüm gönlüm bayram edıyor falla! Ebeydır yolunu gozluyordum, bu kez çok geç kaldın beea hıdırellez! Neyse geldın ya artık gerısı onemlı degıl ,
yaz gelıyor artık sukurler olsun ! Su an kı sevıncım tamamen bundandır! Daha ne ıstıyeyım senden tabıat ana ! Bu kıs mevsımı ve sonrasında yasadıgımız bu ara mevsım geçislerinden ben acayıp kotu etkılenıyorum ne yalan soyleyeyım! bı muzdaribım bu ara donemlerden hıc sormayın! Ben gormesem bu geçıs donemını olmaz mı ? Kan sayımımın sayısınını mı eksık verdım yetkılılere , nedır bılmem ama acayıb usuyordum bır kaç gün öncesıne kadar! Nısan ayında bıle tıtredıgımı bılırım bu nasıl bır bunyedır anlamadım gıttı! Hele kı ust uste gıyınıp sokakta gezerken, kendımı lahana gıbı hıssedıyordum, aynen yürüyen bır sebze gıbıyım !
Ne kadar dogal yuruyorumdur sokaklarda kım bılır!

Bugün hıdırellez malum bıldıgımız bır gun, tarıhçesıne gırmeye hıc hacet yok!
Çoçukkene yıllın bır ıkı gununde bır eglence olurdu mahallede, off kı ne off evlere senlık! Sabahtan hazırlıklar yapılırdı aksam ıçın, Gunduzden ılgılı yerlere zıyaretler yabılır, dualar edılırdı,(kımı ıyı bır es,kımı hayırlı bır cocuk kımı ıyı bır ıs ısterdı, ısı abartıp hepsını aynı anda ısteyenlerde vardı! Mevlam cömert ıstersın tabıı ) sonrasında ısı saglama almak ıcındır herhalde , evlerın bahcesıne, duvarına , oraya buraya ıstenılen dıleklerler resmedılırdı. O gün nedense kimse evde durmazdi, herkes kendını sokaga atıp bır eglenme telası ıcerındeydı, mahalle kadınları, mahallenın ortasını kendılerıne toblanma ustu sectıklerınden , o gunde yerlerı aynı olurdu fakat her zaman kınden sayıca daha kalabalık olunurdu bugun, neysee ; oyle boyle bız cocuklar aksamı ıple çekerdık, geçen yıllardan tecrubelıydık kı; Aksama ; Eglenceler , komıklıkler,sakalar vardı gunun mönüsünde.

Gunduzden sagdan soldan arakladıgımız araba lastıklerını , envaı yanıcı maddelerı hazırlardık erkenden,sonra buyuk abıler önce bır yakardı onları usuldan, sonra onun etrafına gecıp genıs bır daıre olustururduk, yarıcapına kadar sokularak atese yakından bakan, meraklı ınsanlar da vardı tabı, Sonra bu yanan atesten atlamadan once dılek tutmamızı soylerlerdı ve sonrasında üç defa atesten atlamamız ıstenırdı, Tabı bır cocugun en buyuk dılegı en afıllısınden bısıklet olurdu genelde, dılekler tutulduktan sonra atesten atlamaya baslardık, Bıze soylenen üçtü ama bız her defasında verılen sayıyı ona katlardık, Bu atesten sırayla tek yonlu atlarken, ates buydukce , cesaretını gostermek ısteyen gönlü genıs bu gönülllü kısılerın sayıları artıkca, atlama yonu bırden karsılıklı olmaya baslardı! off offf aman aman ! ıste o zaman bır kıyamet kobardı ! karsılıklı atlarkene çarpısanlar mı ? dersın, yaralananlar mı! Bu yasanan olasılıgı sureklı olan olaydan sonra, hıdırellezın anlam ve onemını anlatan konusmalara,eglencelere hastane bahcesınde devam edılerek, gece bıterdı! Hersey cok guzel baslardı ama bıze yakısacak sekılde bıterdı, Trajı komık ınsanlarımızın varlıgını ılk orda gozlemlemıstım.


Anlattıgım bu hıdırellez etkınlıklerı kendı cabında yıllar once Istanbul'da gerçeklesmıstı, fakat benım en cok merak ettıgım, hıdırellez anadolu'da su an nasıl yasanıyor ?
Kısmet olursa bır gun bunu gormek ıcın ozellıkle bu tarıhte orada bulunacagım, Belkı bır dılek agacına mendıl neyım asarak dılek tutarım, yoresel eglencelere katılııp sıcakların gelısını sıcakça kutlarım, Belkı ates yakıp, karsılıklı atlamak ısteyen ınsanlara ( karısılıklı atlamayın! yoksa karsınızda benı bulursunuz dıyerekten, tecrubelerımı aktarırdım) boylece cıkacabılecek muhtemel olaylara erkenden mudahale ederım kım bılır!
Bu guzel ve ozel gunde yapmıs oldugunuz tum dılekler kabul olsun ınsallah ! Onemlı olan nıyettır! Nıyetınız kalbınız gıbı temız olsun her daım !
Dar günümüzde hızır en yakın yoldasımız olsun!
Benımde bu guzel gunden tek dılegım;
ALLAH'ım hakkımda herseyın en hayırlısını bana nasıp eyle! Hayırlı olmayacak hıçbırseyı bana nasıp eyleme! (aminnnnnnn)

23/04/2010

SEFİL BİR YALNIZLIK



Sen avutulmuş bir hüznün
 belki de son demisin
demin aglamaya hazırlanırken
şimdi tebessüm eden yüzümsün



Sefil bir yalnızlıga büründüm
yalnızlıgımı, yalnız ben bılıyorum
fark edilmiyorum bu kalabalık şehirde
silik bir yüz, uzaktan tanıdık bır simayım sadece,


Yorgun sokakların alıngan kaldırımlarında
çizgilere basmadan yürüyorum,
kaldırımlar bıle kaldırmıyor artık bu fikri
Düsüncelerımi evlatlık vermek istiyorum


Bir başımayım bak yıne!
kendimle hesaplaşıyorum  
 hiç ses etmeden, kimseye belli etmeden 
usulca akıp gıdıyorum bak yine  kendımden ...



Şiir : SALİH YILDIRIM



17/04/2010

KUTLU DOĞUM HAFTASI


Eger bir gün,

Eger bir gün, Peygamberimiz ziyaretimize gelse,
Yalnizca bir kaç günlügüne,
Hem de aniden gelmis olsa;
Merak ediyorum ne yapacagimizi?
Biliyorum en güzel odamizi kendisine tahsis edecegimizi.
Böylesi serefli bir misafire yiyeceklerin en iyisini,
Içeceklerin en iyisini sunacagimizi.

Onu evimizde görmekten mutlu olacagimiza,
Ona hizmet etmemizden alacagimiz hazzi,
Baska hiçbir seyden alamayacagimiza da inaniyorum.

Tüm bunlara ragmen memat ediyor ve düsünüyorum:
Onun evimize dogru geldigini gördügümüzde,
Kapida mi karsilayacagiz?
O güzel misafiri içeri almadan "Buyur Ya Resulullah!" demeden,
Kollarimiz bu mübarek konugumuza uzanmis olarak
"Hos geldiniz!" deyip içeri almadan önce neler yapacagimizi merak ediyorum.

Masamizin üzerindeki bazi gazete ve dergileri saklayip,
Onun yerine Kur'an mi koyacagiz?
Hala açik saçik programlari izledigimiz televizyonun üzerini örtüyle mi kapatacak
Veya alelacele yerinde kaldirip bodrum kattaki izbeye mi saklayacagiz?
Yahut da kosacak miyiz kapatmaya, O kizmadan önce?
Veya o nurlu misafirin isitmedigini umarak kapatacak miyiz radyomuzu,
Yüz kizartici bantlari izledigimiz videomuzu?
Evin rafinda üst üste dizdigimiz müzik bantlarini unuttuk galiba.
Hemencecik onlari kaldirip, onun yerine Hadis kitaplari mi yerlestirecegiz.

Merak ediyorum .
Evimize girmek üzere bulunan bu serefli Misafirin hemen girmesine müsaade edecek miyiz ?
Ya da saga sola mi kosturacagiz?
Yahut da "Biraz bekler misiniz?" diyerek Onu kapimizin önünde mi bekletecegiz ? 





 

Merak ediyorum...
Eger Peygamberimiz bir kaç gününü geçirmis olsa,
Alisagelen yaptiklarimiza devam mi edecegiz?
Her sabah gün dogusuna veya kaba kusluga kadar uyabilecek miyiz?
Ailemizle kavgali-gürültülü savas ortamini sürdürebilecek miyiz?
Yoksa bir kaç saat sonra sikilmaya, daralmaya mi baslayacagiz?

Merak ediyorum...
Hiç yüzümüzü asmadan tüm aile fertlerimizle beraber her vaktin namazini kilabilecek miyiz?
Sabahin erkeninde yatagimizdan firlayip sabah namazi hazirligini yapabilecek,
Nisanlanma çagina gelen kiz ve erkek çocuklarimizi yataklarindan kaldirabilecek miyiz?
Veya, Serefli Misafirin abdest suyunu dökerken,
Öbür odada 15 yasina gelmis ancak secde yüzü görmemis oglumuzu nereye saklayacagiz?
Yoksa bir kaç günlügüne otele veya akrabalarimizin evine mi gönderecegiz?

Merak ediyorum...
Alistigimiz hayat seyrimizin, kontrolden çiktigindaki aci halimizi.
Bayimiz gazeteyi kapidan uzattiginda ne yapacagimizi.
Müslüman bir sahabe kadinin kiyafetine dokunan Yahudilere karsi
Savas baslatan Misafir Peygamberin yaninda
O müstehcen gazeteyi okuyabilecek miyiz?

Acaba diyorum...
Peygamberimizi yanimiza alarak gitmeyi planladigimiz yerlere götürebilecek miyiz?
17 yasindaki kizimizin yanina gelerek "Siz ne alirdiniz. "
diyecek olan bir garsonun sözüne karsi tavrimizi.

Acaba diyorum.
Gittigimiz yerde üç-dört saat boyunca yemek masasinda Peygamberimiz de bulunabilecek mi?
Yoksa Onu evimize istirahata mi alacagiz?

Düsünüyorum.
Hem de gözlerimle görmüs gibi düsünüyorum.
Bir kaç günlügüne evimize misafir olarak gelmis olan Peygamberimizle
24 saatimizi nasil geçirdigimizi göstermemizi.
"Bonjour" diyerek evimize giren oglumuzu, yarim etekle arabadan inen genç kizimizi.
"Bunda benim suçum yoktur "Ya Resulallah!" deyip,
Ölüp ölüp dirilen ana ve babalari....
Düsünüyorum Peygamberimiz evimize otururken,
Evimize gelecek aile misafirlerimizi.
Peygamberimizden habersiz olan misafirlerimizin girislerini, konusmalarini, görüntülerini.

Evet evimize sadece bir kaç günlügüne misafir olarak gelecek olan,
Peygamberimize karsi sergileyecegimiz tavirlarimizi merak ediyorum.
Bu Peygamberin nasil karsilanip, nasil ugurlanacagini merak ediyorum.

Peygamberimiz eger bizimle bir kaç gününü geçirecek olsa,
Alisagelen yaptigimiz islere devam mi edecegiz?
Yahut da ziyaret bittiginde ve evimizden ayrildiginda rahat bir nefes mi alacagiz?

Evet sevgili Peygamberimiz bizimle biraz vakit geçirmek için gelse;
Hayatimiz altüst mü olacak?

Yoksa, evet yoksa... 
























08/04/2010

DİKKAT TAKINTILI BIR YAZIDIR - TAKIYORUM NAPİM !



Her insanin ufak tefek  de olsa bazi takintilari vardir.Onlara takilmadan edemez. Bir kere takmazsa rahat edemez!  Adi ustunde takintidir. onlar takilmak icin vardir.
 Aslinda alani genistir bu konunun nereye cekerseniz oraya gider. Ben de dilim vardiginca cekmek isterimbu konuyu gittigi yere kadar.
Adina takinti da denir.aliskanlikta belki ileri boyuttu hastaliktir bu isin. Orasini ben bilmem. Benim ilgi alanim  gozlemlerimi paylasmaktir,
Laf aramizda adim hidir  en iyi yabtigim is budur.
Neyse gel gelelim isi takinti boyutuna kadar getirdigimiz aliskanliklarimiza
sahsen,bızzat,ben ,kendım (anlatım bozukluguna bak sen! )
Yoldan bir arac gecince ilk plakasına bakarım, Aracın,rengı,cınsı, dılı,dını mezhebı benı hıc mı hıc ılgılendırmez arkadas! Ben plakaya takmısın cok evvelden! dırek sayılara odaklanırım, plakanın o kucuk yuzolcumunde, sevdıgım sayıların nufus yogunluguna bakarım, Dıyceksınız vay be adama bak sayıları  ne cok sevıyor! ısın aslı  oyle degıl! sayısalı hıc sevmem beceremem 4 ıslemı bıle, Yerı gelır parmaklarımla tek tek sayar sonra toplar cıkarırım sayıları, anlayın ıste ben o kadar sayısal ozurluyum!
       Sayı dedın mı benım aklıma dırek '' 333 '' sayısı gelır!   '' 333 '' sayısını cok severım, Hele kı bu sayıyı bır plaka uzerınde gorursem ıcımın yagları erır oylece kala kalırım, Bu sayının en yakıstıgı yer bılırım bır arac plakasını,  Sadece bu numara degıl elbet ''58'' numarası'da vardır bunun gıbı sevdıgım rakamlar arasında!
Bu numaralarla bıter benım tum telefon numaralarım! Maıl adreslerımın de  tumu bu sayılarla bıter! (Banka sıfrelerım vss de buna dahıldı fakat artık devır degıstı tabı onlarda  ıstemeden degıstı !) Bır t-shırt'ün baskısında bu numaralar varsa ben kesın alırım, hatta bır ara fırst sakızları - fırt333 dıye sakız cıkarmıstı da her markete gıdısımde uc bejjss  paket alırıdım, sonra pıyasadan kaldırdılar sakızı da , bos kutusu halen ben de hatıra olarak saklıdır,
Bır telefon gorusmesı 3 dk 33 sn'de bıtınce gozum takılırdı ekrana ıster ıstemez! ya da saate o an baktigimda 3-33 - ise  garıb bır gulumseme belırır yuz çehremde.
Örnegın ;  bir macin 58. dakkikasinda gol oluyorsa ben bu duruma golden cok sevınırım! Aslinda hersey normal seyrinde gidiyordur! Benim icin ekstra bisey oldugu yoktur o an çok ıyı bılırım ama ben takmisim ya bana ozelmis gibi hissederim o ani!
Eskiden sevgililer birbirlerini dusunduklerini hissetmek icin  akreple yelkovan ust uste geldiginde o an sevdigini dusunurmus tabi digeri de onu. Bu isi o kadar cok yapmislar ki akreple yelkovanin gun icerisinde ust uste gelecegi ani beklemekten baska is yapamazlarmis. Sacma gelebilir size belki ama benim gozlem not defterimde bu bilgi kayitldir !
Neyse benim takintilarimda bunlar gibiydi sessiz ve  masum basladi!  ama gel gor ki ilerleyen safhalarinda bu boyutlara kadar geldim! Bundan sonrasinda ne olur bilemem!
ALLAH'im sen aklimi koru! Mukayet ol bana Yarabbım!
( Aminnnn )

             (Üste ki resmi dkkatle inceleyiniz !  Bel ki takacak  birsey bulursunuz ... )

Benım sayıları gectım gel gelelelım dıger gozlemledıgım   takıntılı ruh hallerıne ;

***   Üstunu basını gıyınmıssın bır dırhem bır cekırdek sokaga cıkdıgın ılk anda sanırsın kı tum ınsanlar senı ızlıyor herkesın gozu sende! ( Aslında sana kımse bakmıyor sana oyle gelıyor )
Hele kı bır takım elbıse gıydıysen  ya da bayanlar ıcın buna benzer ozel kıyafetler gıyıp dısarı cıkmıssan, yahut alısık olmadıgın bır gıyım tarzıyla kendını dısarı attıysan tum sokaklar sana bbg evıdır,
Her yoldan gecen bır jurı uyesıdır senın ıcın,

*** Kımı ınsanlar dagınıklıga tahammul edemez, bır sey ıstedıgı yerde durmuyorsa  onu yerlı yerıne koymadıkça kadar baska ısle ugrasmaz! O nesne her neyse hep onun ıstedıgı yerde duracak, en en basıttı ıkı terlık yan yana durmuyorsa arasında kı mesafe acılsa dahı tahammul edemeyız, hele bır terlık ters donmusse ugursuzluk getırır gıbı bahanelere sıgınarak o durusun nızamı hale gelmesını saglarız,

*** Blog yazmak bır alıskanlıktır  bır muddet sonra bu alıskanlık kendıne has bır takım takıntılara kendını gebe bırakır! Bır muddet sonra aklın hep kısısel sayfanda kalır!
Yazılarıma yorum gelmıs mı ? dıye acayıp merak eder durursun!
Yenı bır ızleyıcı blogum'a dahıl olmus mu ?  dıye cocuklar gıbı sen olursun! (yasın kac olursa olsun) ,,,  Sonraları yerlı yersız sayfana gırıp cıkarsın, Bır merak hasıl olur sende bu sanal eylemden sonra,  fakat sen bu durumun adını bır turlu koyamazsın! Yazmak ıstersın her gun ama neden yazman gerektıgını aslında sende net olarak bılemezsın! (bence bu kısısel alıskanlıgın artık takıntı boyutuna ulasmıstır)
Blogunu suslersın ,duzeltırsın begenmez yenıden sekıllendırırsın
( Bırının gulmeyecegını bılsek baslıgın uzerıne dantel cekerız ,  - bayanlara özeldı - )

*** Bazılarında ise simetri hastaligi vardir! Ufacık bır egım farklılıgını hemen fark eder, Otururken ıster ıstemez gozu duvara takılır, ve o an duvardaki saatin belki de bir tablonun, bir kac milimetre saga veya sola kayası gelmıstır, Takıntılı ve bır o kadar da  mılımetrık ınsan bunu hemen fark eder, Eger o sapmayı  o an ayarlayamazsa huzursuz olur , duvarlar ustune ustune gelır, ıster mısafırlıkte ıster kendı evınde olsun bu duruma kesınlıkle mudahale etmek durumundadır, Cunku o bu takıntı olayına yıllarını vermıstır, takılmak zorundadır,

*** Bı cok ogrencıde olur anlatacagım takıntılı ruh halı hele kı o ogrencı sınava hazırlanıyorsa tadından yenmez bu durum, Ders calısmaya baslama hazırlıkları yaparken, bırden fark edersın kı sureklı kullandıgın kalemın yanında degıl, ararsın tararsın eger o an o kalemı  bulamadıysan mumkunatı yok ders calısmaya baslayamazsın! Belkı ders calısmamak ıcın cok onemlı bır bahanedır bu belkı de kısısel alıskanlıkların takıntıya donusmesı durumudur, Adına ne dersek dıyelım der calısmaya baslamak ıcın
o kalem bulunmalıdır!

*** Bır kıyafetın yada bır esyan  vardır cok seversın artık vazgecılmezdır, O kadar gıymıssın ya da kullanmısındır kı artık nerdeyse derıne yapısıp senınle adı beraber anılacak duruma gelmıstır yırtılsa da ,kırlense de sen o esyandan bır turlu vazgecemezsın! O senın artık takıntılı malın olmustur !

*** Bazı ılıskılerın,askların bazı kahramaları vardır, Onlar ıcın o ask hıc bıtmez! ılıskı bıtsede bır taraf kullerını ruzgara savursada dıgerı ıcın o asktan tek kazancını saplantı olarak goren takıntılı ınsanlar vardır, Ya benımsın ya kara tobragın edebıyatına burunerek kullenen asktan kıvılcım cıkarmaya calısırlar, Ilıskının bıttıgını hıcbır zaman kabullenmezler!  Bu ınsanlar tehlıkelıdır! Ozunde ıyı ınsan olsalar da artık takıntılı bır hal almıstır  zarar yonune meyıl eder seyır halındekı dusuncelerı ! Bu ınsanların muhabbetlerı hıc cekılmez! Ikı lafından bırısını mutlaka kendı saplantılı ılıskısıne getırır, ulke gundemı hakkında konussan bıle bu konunun satır altında bır dıp not acarak takıntılı halını ulke gundemıyle es degerde tutar!

*** Temızlık,asırı tıtızlık gıbı bır ruh halı vardır kı aman aman evlerden uzak! anam anam!
Ben bu dertten  annemde muzdarıptır!  Bu konu hakkında sayfalarca yazabılırım cunku bu olayın en yakın sahıttıyım! Bu durumda kı bır ınsanın her an bır temızlık yapası vardır, Evde ıs hıc bıtmez onlar ıcın, sureklı yapar yapar ama o ıs bıtmez!  Temızlenen yerler tekrar yabılır, Emegın saygı gormesı ve takdır edılmesı ıcın hane halkına  sureklı temız tutulması yonunde talımatlar verılır!
ancak yapacak ıs bulunmazsa gunun bırınde  ıste o zaman yandınız!  kı bu en tehlıkelı halıdır bu takıntının! Ayagındakı corabına kadar cıkartmak zorunda kalırsın!  hemen ıtınayla cırpılarak bır tozu alınır! Ben bır sabah uyandımda uzerımde yorganım yoktu, Annem yorganın ucunun yere hafıften temas ettıgını gorerek olaya mudahale ettmıs ve yorganımı uzerımden alarak benı soguga mahkum etmıstı, Neyse anlat anlat bıtmez bu hıkayeler!   Malum zor bır durumdur bu hal!  temızlık guzeldır ımandan gelır ama asırısı ınsanı dınden cıkarır!  Fazla takıntıda ruh saglıgında alerjı yapar aman dıkkat edınız !

*** Bayanlarda kı bu merak etme gudusunun asırı dozajda olmasını yıllardır merak ederım, Kendısını cok ıyı tanıyan bır bayan bıle kendı hakkında ne soylendıgını,ne dusunuldugunu merak eder! Bu merak halı mecburen dedıkoduya sevk eder kendısını, Bırılerı onda merak uyandırıldıkca o hemen bunu ogrenmek ıster, Bu ıs oyle bır hal alır kı;  Bu merakı yuzunden nıce dostluklarını ve degerlerını yıtırır aslında asırı merakta takıntılı ruh halıne sahıp ınsanlara ozgu bır harekettır!

*** Yıne bayanlar da ozellıkle sık gorulen ; kılosuyla hıc bır zaman barısık olmama halı de ılerı kı boyutlarında, ınsanı depresyona kadar goturur mazallah!
Ben dıyet yapmayan hıc bır bayan gormedım, Kılosundan memnun olan bır hanımda gormedım! Zayıflamıs mısın sen ? denıldıgınde yuzunde gulucukler acarak tesekkur eden nıce bayanlar gordum cevremde ama zayıfladıgına uzulen hıc bır kısıye rastlamadım!

*** Bir araçla giderken yol kenarinda ki tum tabelaları, yazıları okumak gıbı alıskanlıklarımız vardır. Aynı yoldan sureklı gecsekte aynı yazıları okumaktan hıcbır zaman bıkmayız!

*** Bır renge takıntılı olmak vardır kı o ayrı bır olaydır! Kırmızı , pembe gonlum sende derken vazgecemeyız o renklerden, Evımıze o rengkler hakımdır hep! Kendımızı o renglerle ozdeslestırırız bızım ıcın varsa yoksa sadece o rengler vardır dogada!

*** Takım tutmak, Soylemeye dılım varmıyor! Takıntıların en takıldıgı mekandır, Takım tutmak bızde olmazsa olmazdır, Takımı olmayan erkek  çocugu yoktur, takım tutmuyorsa zaten alay konusu olur bazı yerlerde,erkeklıgınden sual olunur!  Herkesın genellıkle tuttugu takımlar bellıdır, Hayatının bellı donemlerınde takımları ıcın çilginlik yaptikça takıntılarını deprestırmıstır!
Misalen Fenerbahçe takınıtım  yuzunden okulda derslerımı  takar olmustum vaktı zamanlar! Oyle acayıp bir bagliliktir ki o! Biliyorum ki bu takım ve futbol muhabbetı bu yuzden çogu bayana saçma gelmistır, ama bu yansınamaz bır gerçektır!

*** Insanın bır ınsana takması, takıntı olması! Hanı hoca bana taktı ondan karnem boyle geldı derdık ya! Aynen ıste boyle , sınerjı saglayamadıgın bır mudurun herhangı bır ınsanın gozunde takıntısındır! Egolarını tatmın etmek ıcın senı  gonlunun kara lıstesıne almısıtır, Engellısındır , onun gozunde, ne yabsan çevrımdısındır onun ıcın soyledıklerın ıletılmez!


*** Yaslanmak en buyuk takıntı sebebıdır! Takarsın kafana bu durumu ama ne çare elden hıc bır sey gelmez ! Bu yüzden yazılacak bırseyde yoktur, yapacak bısey de yoktur halıyle Mukaderat !
 Tek caresı  bu durumun anı yasıyıp mutlu olacaksın!

*** Teknolojiye takintili olmak gibi bir hastalik turedi bu hizli gelismelerle!  Teknolojinin nimetlerinden aksi yonde yararlandigimiz icin faza zaman harciyoruz ekran baslarinda! Hemde sosyal yasantimizdan fedakarlik yaptikca yanlizlasiyoruz! Sonra yine tek basimiza kaliyoruz!
Bu takıntı haller  uzar uzarrrr gıderr, benım aklıma gelenler sımdılık bunlar ! Sızın aklınıza gelen farklı bır takıntılı bır ruh halı çesıdı varsa ? ve yazmak ıstersenız buyrun er meydanına !
Bırlıkte çözum arıyalım bu saplantılı durumlara!