10/05/2014
ASLA ! DEMEM ASLA!
Katiyen,kesinlikle asla ...
Cümle içerisine bir hirsla yerleştirdiğimiz kim bilir ne zaman,nerde Sarfetiğimiz beyhude sözler değilmidir bunlar.
Asla yapmam dediğin kaç tane şey kaldi henûz yapmadiğin.Demek ki daha vakti var diğer yapilacaklarinin.
Sen sen ol büyük lokma ye ama büyük lafsöz etme! Sonra eller duyar söz olur ,yüzün kizarir dert olur, söyleyen diller düğümlenir lâl olur.
26/01/2014
GEÇ GELEN YAZMA AŞKI ...
Benim için girişler her zaman zor olmuştur . İnternet'i aktif kullanan biri olarak bu zamana kadar neden bu tarz blogların dikkatimi çekmemesinin sebebinin içimdeki yazı yazma cevherinin yeni ortaya çıkmasından mı ya da yazma isteği verecek bir ilham kaynağının olmamasından mı acaba ?
Çünkü bu zamana kadar neden yazmıyorsun diye soran olmadı...
Bu sorunun üzerine bende neden yazmayayım diye düşündüm. Bu blogda yazar arkadaşların desteğiyle ve yazılarını okudukça yazma isteğim gün geçtikçe arttı. Fakat gel gör ki takip edip yazılarından ilham almayı düşündüğüm arkadaşlar buralarda gözükmüyorlar. Bana neden yazmıyorsun diye soran arkadaşlarım, size bu zamana kadar çok yazdınız artık yazmayın mı dediler? Nerelerdesiniz, hey güzel insanlar :))
Blog yazarlığına başlamak için geç mi kaldım acaba? Onu bunu bilmem ama artık bende yazmaya karar verdim. Yazılarımı içimden gelerek sizlerle bol bol paylaşacağım kısmet olursa. Peki ne yazacağım ben? İşte onu bende bilmiyorum ama özellikle seyahat,yaşam,kültürel etkinlikler, yazılar ve şiirler gibi paylaşımlarımı bundan sonra sık sık görebilirsiniz.
En başta dedim ya girişler benim için her zaman zor olmuştur diye.önemli olanda zoru başarmanın vermiş olduğu keyifle hep bir sonraki adımı atmak.
ayrıca size bir şey itiraf etmek istiyorum ki bu yazı benim lise sıralarında tuttuğum günlüklerin dışındaki ilk yazım Belki bu paylaşımım size normal bir yazı olarak gelebilir ama benim için gerçekten güzel ve özel bir başlangıç olacağını düşünüyorum.
Nice güzel ve özel paylaşımlarla görüşmek dileğiyle ...
Sevgiler
03/08/2013
FİKİR ver SEN ...
Aklım kalbimden daha az çalışıyor ,
seni düşündüğümde,
ki ben hep seni düşünürüm bilirsin,
fikir yürütemem pek , kalbim seni fısıldarken.
Sevdan bir kor olup düştü ya yüreğime,
bırak aklım hep sende kalsın ...
salih yıldırım
06/02/2013
Bu Son...
BU SON
Her defasında bu son deyip,
Alıyorum kağıdı kalemi elime.
Her defasında bu son deyip,
Uykusuz bırakıyorum gözlerimi.
Bir yaranın sızısındayken,
Yüreğime söz geçmediği gibi,
Gecem gözlerin karasındayken,
Uyku tutmaz ellerimi.
Yine bu son şiirimdir sana,
Ama bilirim çok geçmez üzerinden,
Elimde kalem,
Kağıt masamda,
Karışırken nefesim sigara dumanına,
Bulurum ben yine kendimi.
Yazarım seni göz görmemiş mısralara,
El değmemiş duygularla...
Alıyorum kağıdı kalemi elime.
Her defasında bu son deyip,
Uykusuz bırakıyorum gözlerimi.
Bir yaranın sızısındayken,
Yüreğime söz geçmediği gibi,
Gecem gözlerin karasındayken,
Uyku tutmaz ellerimi.
Yine bu son şiirimdir sana,
Ama bilirim çok geçmez üzerinden,
Elimde kalem,
Kağıt masamda,
Karışırken nefesim sigara dumanına,
Bulurum ben yine kendimi.
Yazarım seni göz görmemiş mısralara,
El değmemiş duygularla...
Yazan: Banu Kenber
23/01/2013
GÜLLERİN EFENDİSİ
Gecenin
karanlığından daha karanlık bir dönem. Bilinmezlikler içinde boğulan insanlar.
Cehalet batağına saplanmış bir toplum. Şeytan onları aldatmak için hiçte
yormuyor kendini. İnsanlar eğlence kaynağı olarak aslanın önüne atılıyor ve
izleniyor. Kız çocukları ölüme götürülüyor. Dayıya götürülmek deniliyor ölümün adına.
Sapkınlık bir okyanus olmuş insanlar kulaç atarak kurtulacağını sanıyor.
İşte tamda böyle bir dönemde alemlerin Rabbi bir kandil asıyor yedi kat semaya.
"Biz seni müjdeci, uyarıcı, davetçi ve nur saçan
bir kandil olarak gönderdik.” (Ahzab: 45-46)
Bir güneş doğuyor ve ışığıyla karanlığımızı
perdeliyor. Beşerin illetine tabip oluyor… Dermanımız Sensin yaa Resullulah!
Sevgili seni
görmeden sana sesleniyoruz. Hani onlar senin arkadaşlarındı biz ise kardeşlerin. Görmeden sevdik seni .
Cennetin kokusunu hissettik burnumuzun ucunda seni anarken, huzuru
bulduk seni yaşarken. Sabun üstünde yürümeye çalışırken sana tutunduk düşmemek
için . Yolumuzu kaybedecekken tam da bir iz. Ebedi saadete gidecek yolun tarifi
bu . Sensin yaa Habibullah!
Ümmetim ümmetim
diye yanıp tutuşan, ümmetinin sıkıntılarıyla sıkıntıya düşen, şefkat ve
merhamet abidesi bir resulü bize gönderen rabbimize sonsuz hamdü senalar.
Bu mübarek gecede
seni layıkıyla hissedebilmek, yaşayabilmek ve varoluş gayemizi tam olarak
anlayabilmek dileğiyle…
Hayırlı kandiller
Dualarda buluşmak
üzere…
Burcu YILDIRIM
27/12/2012
Sevgiden de Öte
SEVGİDEN
DE ÖTE
Buz
gibi alevler içinde beyaz bir gül,
Dikenleri
batmıyor kimseye.
Suspus
olmuş dalda bülbül,
Şikayetini
getirmiyor dile.
Kapkara
geceye doğuyor güneş,
Ay
gökte asılı kalıyor.
Aklım
almıyor hiçbir şeyi…
Karanlık
caddeye yağıyor mavi gökyüzü
Cam
kırıklarının acısı ellerimde,
Sevdan
kadar acıtmıyor canımı.
Elimdeki
sıcaklığınla başlıyor uzaklığın
Sonra
gidiveriyor içimden martılar.
Bir
günah perdesi hep gözlerimde,
Düşüncelerimde
söyleyemediğim sözler.
Sen
beyaz yalanlar söyle bana,
Durma,
söyle hadi.
Geceyi
uyandırmışken dolunay
Kayan
küçük yıldızı yakala.
Sonra
bir dilek tut sessizce,
Gerçekle
düş arasında.
Sarı,
siyah, kızıl eller
Uzanır
boynuma günahlarla.
Rüzgar
eser durur yüzüme yüzüme,
Darmadağınım…
Korkutur
hep gök gürültüleri.
Sığdıramam
kendimi koca şehre.
Zor
gelir bu kıyamet günleri.
Getirmedim
ama yolundan hiçbir gideni,
Karanlıkları
hep bıraktım geceye.
Doğru
belki sevmiyorum seni,
Bu
bendeki sevgiden de öte…
Yazan: Banu Kenber (onaylı)
09/12/2012
GEL ARTIK ...
Herşeyden vazgeçtiğim bir anda,
Kalbimin kapısını çalmadan gel,
Paldır küldür gir hayatıma,
Gelişin ses getirsin,,
Yankılansın dört bir yan,
Varlığınla aydınlansın gözümün feri,
Şifa olsun gelişin acılara,
Mucizem ol,
Yaşama sevincimi kucakla,
Sığınacak limanım,
Karanlığıma fener ol,
Şans meleğim,
İlham perim ol,
Gelişinin şerefine dizerim mısraları sıraya,
Umudumu henüz yitirmeden,
Güneş batmadan gel,
Tesadüfen geç istersen gönül yamacımdan,
Süpriz yaparmışçasına gel,
Otur, kurul yüreğimde baş köşeye,
Yüreğim az dağınıktır,
Kusura bakmadan gel ...
Şiir : Salih Yıldırım
Şiir : Salih Yıldırım
07/12/2012
BAK YİNE GEÇTİ BAHAR GÜL NEYLESİN ...
Bak yine geçti bahar gül neylesin neylesin
Gelmeyince nazlı yar yol neylesin neylesin
Ağaç bakar göklere bulutlar hasret yere
Güneş yakmış bir kere çöl neylesin neylesin
Gönlümdeki arzuyu dinmeyen şu sızıyı
Tanrı yazmış yazıyı kul neylesin neylesin ...
Gelmeyince nazlı yar yol neylesin neylesin
Ağaç bakar göklere bulutlar hasret yere
Güneş yakmış bir kere çöl neylesin neylesin
Gönlümdeki arzuyu dinmeyen şu sızıyı
Tanrı yazmış yazıyı kul neylesin neylesin ...
06/12/2012
Gitgide Alışıyorum Sana
Gitgide alışıyorum sana....
Hiçbir alışkanlık bu kadar güzel olamaz...
Ellerin ellerimden uzaksa nasıl güçsüzüm bilemezsin...
Yanımda olduğun zamanlar;
sigara dumanı gibi ciğerlerime doluyor,
alkol gibi damarlarıma yayılıyorsun...
Durmadan başım dönüyor verdiğin hazdan...
Alışkanlıklar daima korkutur beni...
Düşün ki ben yaşamaya bile alışkın değilim...
Kendimi kendime alıştıramadım yıllardır...
Fakat şimdi sana alışıyorum...
Alıştıkça özlemim artıyor, daha yoğunlaşıyor.
Yalnız içimde garip bir korku var.
Sana alışmaktan değil seni kendime alıştırmaktan korkuyorum...
Bir gün sana şimdi verdiklerimden daha güzelini
daha değerlisini verememekten korkuyorum...
Bir gün ansızın ölmekten ve seni, bana olan alışkanlığınla
yapayalnız bırakmaktan korkuyorum...
Hiçbir alışkanlık bu kadar güzel olamaz...
Ellerin ellerimden uzaksa nasıl güçsüzüm bilemezsin...
Yanımda olduğun zamanlar;
sigara dumanı gibi ciğerlerime doluyor,
alkol gibi damarlarıma yayılıyorsun...
Durmadan başım dönüyor verdiğin hazdan...
Alışkanlıklar daima korkutur beni...
Düşün ki ben yaşamaya bile alışkın değilim...
Kendimi kendime alıştıramadım yıllardır...
Fakat şimdi sana alışıyorum...
Alıştıkça özlemim artıyor, daha yoğunlaşıyor.
Yalnız içimde garip bir korku var.
Sana alışmaktan değil seni kendime alıştırmaktan korkuyorum...
Bir gün sana şimdi verdiklerimden daha güzelini
daha değerlisini verememekten korkuyorum...
Bir gün ansızın ölmekten ve seni, bana olan alışkanlığınla
yapayalnız bırakmaktan korkuyorum...
Oysaki her zaman ve günün her saatinde
yanında olmalıyım senin... Bana alışmış olmaktan
pişmanlık duyacağın bir dakikan bile olmamalı...
Bütün zamanlarını zamanlarımla karıştırıp
emsalsiz bir zaman bileşiminde yaşatmalıyım seni...
Uykularda bile aynı rüyayı görmeliyiz.
Her şeyin ve her zevkin yarısı senin olmalı, yarısı benim...
"Bana alış" demeyeceğim... Nasıl olsa alışacaksın bir gün...
Şimdi çirkinliğimde güzellikler bulan gözlerin,
o zaman en güzeli görecek bende! Alışkanlığınla,
sevginle yepyeni bir "ben" yaratacaksın benden!
yanında olmalıyım senin... Bana alışmış olmaktan
pişmanlık duyacağın bir dakikan bile olmamalı...
Bütün zamanlarını zamanlarımla karıştırıp
emsalsiz bir zaman bileşiminde yaşatmalıyım seni...
Uykularda bile aynı rüyayı görmeliyiz.
Her şeyin ve her zevkin yarısı senin olmalı, yarısı benim...
"Bana alış" demeyeceğim... Nasıl olsa alışacaksın bir gün...
Şimdi çirkinliğimde güzellikler bulan gözlerin,
o zaman en güzeli görecek bende! Alışkanlığınla,
sevginle yepyeni bir "ben" yaratacaksın benden!
İlk defa sevilmenin ürpertileri içindeyim inan. Sevgimle
mukayese edebileceğim tek şeyi beni sevmende buldum...
Ömrümde kimse bana sevmenin gerekliliğini öğretmedi.
Kimseden sevgisini istemedim, verdiler almadım.
Bencildim bir zamanlar, sevmek benim hakkım diyordum.
Oysaki şimdi bir zamanlar hiç sevmemiş olduğumu
kendi kendime biraz da utanarak itiraf ediyorum.
mukayese edebileceğim tek şeyi beni sevmende buldum...
Ömrümde kimse bana sevmenin gerekliliğini öğretmedi.
Kimseden sevgisini istemedim, verdiler almadım.
Bencildim bir zamanlar, sevmek benim hakkım diyordum.
Oysaki şimdi bir zamanlar hiç sevmemiş olduğumu
kendi kendime biraz da utanarak itiraf ediyorum.
Asıl büyük sevgiyi seni sevmekte buldum ve sevgim
senin sevginle değerleniyor, ayrı bir anlam kazanıyor...
Sevgin olmasaydı değersiz bir cam parçasıydım.
Sevginle bir aynayım şimdi. Bana bakanlar baştanbaşa
seni görecekler içimde...
Bir zincirin iki halkasıyız seninle anlıyor musun?
Aynı kadehte karışmış iki içkiyiz.
İki kelimeyiz seninle birbirini tamamlayan.
Her yerde iki olduğumuz için
bir bütün haline geliyoruz durmadan...
senin sevginle değerleniyor, ayrı bir anlam kazanıyor...
Sevgin olmasaydı değersiz bir cam parçasıydım.
Sevginle bir aynayım şimdi. Bana bakanlar baştanbaşa
seni görecekler içimde...
Bir zincirin iki halkasıyız seninle anlıyor musun?
Aynı kadehte karışmış iki içkiyiz.
İki kelimeyiz seninle birbirini tamamlayan.
Her yerde iki olduğumuz için
bir bütün haline geliyoruz durmadan...
Alışkanlığım devamlı sana çekiyor beni...
Durup durup dudaklarını öpmek geliyor içimden...
Saçlarını okşamak geliyor, ellerini tutmak geliyor...
Kokunun tenime sindiğini hissediyorum geceleri...
Teninin dudaklarımda eridiğini hissediyorum...
Boynunun en güzel yerini benden başkası bilemez artık...
Durup durup dudaklarını öpmek geliyor içimden...
Saçlarını okşamak geliyor, ellerini tutmak geliyor...
Kokunun tenime sindiğini hissediyorum geceleri...
Teninin dudaklarımda eridiğini hissediyorum...
Boynunun en güzel yerini benden başkası bilemez artık...
Seni kimse benim kadar benimle bir bütün olduğuna inandıramaz....
Gitgide bu alışkanlığın içinde kaybolduğumu hissediyorum...
Beni yaşadığım zamanın dışına çıkarıyorsun.
Bir gün tarih öncesinde yaşıyoruz , bir gün bulutların üstünde...
Uzun süren bir baygınlık sonrasının
o anlatılmaz baş dönmesi içindeyim...
Bütün merdivenler birbirine eklendiği zaman
seninle vardığım yüksekliğe erişemez...
Gitgide bu alışkanlığın içinde kaybolduğumu hissediyorum...
Beni yaşadığım zamanın dışına çıkarıyorsun.
Bir gün tarih öncesinde yaşıyoruz , bir gün bulutların üstünde...
Uzun süren bir baygınlık sonrasının
o anlatılmaz baş dönmesi içindeyim...
Bütün merdivenler birbirine eklendiği zaman
seninle vardığım yüksekliğe erişemez...
Açılmış bütün kuyuların derinliği
içimde seni bulduğum yer kadar derin değil...
Alışkanlık kozasını ören bir ipekböceği gibi gitgide tamamlıyor bizi.
Emsalsiz bir oluşun içinde yuvarlanıyoruz.
Korkunç bir yangın başladı yüreklerimizde.
Özlem, kıskançlık, arzu ne varsa içimizde hepsi birdenbire tutuştu.
Alev almayan bir yerimiz kalmadı.
Alevlerimiz muhteşem bir kızıllığın içinde yıldızlara kadar uzanıyor.
Hiç bir su, bu ateşi söndüremez artık.
Nehirle, denizler boşalsa üstümüze hiç sönmeyeceğimizi biliyorum.
Bu yangın biz birer kor haline gelinceye kadar sürecek.
Önce bakışlarımız alıştı birbirine, sonra parmak uçlarımız...
Bu oluş tamamlandığı anda yeryüzünde
bizden güçlüsü olmayacak!
En mutlu olduğumuz yerde en güçlü de olacağız seninle...
Bu bir sonun değil bir varoluşun başlangıcıdır.
Geçmişteki tüm alışkanlıkların bana alışmanı önleyemez artık...
Ümit Yaşar OĞUZCAN
içimde seni bulduğum yer kadar derin değil...
Alışkanlık kozasını ören bir ipekböceği gibi gitgide tamamlıyor bizi.
Emsalsiz bir oluşun içinde yuvarlanıyoruz.
Korkunç bir yangın başladı yüreklerimizde.
Özlem, kıskançlık, arzu ne varsa içimizde hepsi birdenbire tutuştu.
Alev almayan bir yerimiz kalmadı.
Alevlerimiz muhteşem bir kızıllığın içinde yıldızlara kadar uzanıyor.
Hiç bir su, bu ateşi söndüremez artık.
Nehirle, denizler boşalsa üstümüze hiç sönmeyeceğimizi biliyorum.
Bu yangın biz birer kor haline gelinceye kadar sürecek.
Önce bakışlarımız alıştı birbirine, sonra parmak uçlarımız...
Bu oluş tamamlandığı anda yeryüzünde
bizden güçlüsü olmayacak!
En mutlu olduğumuz yerde en güçlü de olacağız seninle...
Bu bir sonun değil bir varoluşun başlangıcıdır.
Geçmişteki tüm alışkanlıkların bana alışmanı önleyemez artık...
Ümit Yaşar OĞUZCAN
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)








